Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Kadir İnanır’ın vefatının ardından, onun mirasıyla ilgili karmaşık bir süreç başlatıldı. 77 yaşında hayatını kaybeden usta oyuncunun vasiyeti, aile içindeki farklı görüşleri ve şüpheleri beraberinde getirerek, 1 milyar TL’lik servet üzerinde yoğun bir tartışma ortamı yarattı. Bu tartışmalar, vasiyetin hazırlanma ve imzalama süreçlerinde yaşanan belirsizliklerle daha da alevleniyor.

Açıklamalara göre, vasiyetin ilk aşamada 17 Aralık’ta okunması planlanmış ancak bazı aile üyelerinin tebligatlarının zamanında ulaşmaması nedeniyle bu tarih ertelenmişti. Yeğen Levent İnanır, vasiyetin hazırlanma sürecine ilişkin ciddi iddialarda bulunarak, vasiyetin bilinçli bir şekilde imzalanmadığına dair şüphelerini dile getirdi. İnanır, vasiyetin hazırlanmasında yer alan iki şahidin kimlikleri ve bu kişilerin vasiyetin hazırlanmasına katılımındaki gerekçeleri hakkında sorular sorarak sürecin şeffaflığı konusunda endişelerini dile getirdi. İki şahitten birinin avukat Bişar Abdi Alınak, diğerinin ise Kadir İnanır’ın eski şoförü olduğu belirtildi.

Levent İnanır, vasiyetlerdeki değişiklikleri de dikkat çekici bir şekilde vurgulayarak, 2015 yılında hazırlanan vasiyetin sadece bir evi Jülide Kural’a bırakırken, 2022’de tüm mal varlığının bırakıldığı yeni bir vasiyetin hazırlanması durumunu eleştirdi. İnanır, bu durumun “Kadir Dayım’ın hiçbir birikimi oldu bittiye gelemeyeceğini” gösterdiğini ve sürecin şüpheli olduğunu savundu. Bu durum, mirası paylaşma sürecinde karmaşıklığı artırarak, hukuki bir mücadeleye zemin hazırladı. Ayrıca, hastane sürecinde Jülide Kural ile yaşanan tartışmaların da aile içi gerginliği daha da yükselttiği belirtiliyor.

Tartışmaların en dikkat çekici noktalarından biri, Levent İnanır’ın Jülide Kural’a yönelik doğrudan çağrısı oldu. İnanır, Kural’ı, ihtiyaç sahibi yeğenleri olduğunu ve dayısının ona yaptığı gibi, kendisine de gereğini yapmaya çağırdı. Bu çağrı, Kural’ın mirasıyla ilgili sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği yönünde bir mesaj içeriyor. Aile, hukuki yollara başvuracaklarını ve ailenin haklarını sonuna kadar talep edeceklerini belirterek, süreçte hukuki bir mücadele yürütmeyi planlıyor. Fatsa’da yaşayan abisinin oğlu Fırat İnanır da benzer ifadelerle hukuki bir sürecin yaşanacağını vurguladı. Bu gelişmeler, mirası paylaşma sürecinde hukuki bir çekişmeye dönüşürken, aile içindeki ilişkilerde de gerginliğin artmasına neden oluyor.”} attı: