Türkiye’nin hassas bilgi sistemlerine yönelik potansiyel bir tehdit algılanması sonucunda İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı olarak geniş çaplı bir operasyon başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nın (MASAK) Entegre Mali İstihbarat Sistemi’ne (EMİS) yönelik yürütülen soruşturma, sızma girişimi ve örgütsel amaçlarla sistemin kullanımına dair ciddi endişeleri beraberinde getiriyor. Operasyon kapsamında 22 şahıs tutuklu olarak gözaltına alınırken, 16 kişi de yakalama kararıyla yurt dışına gönderildi.
Soruşturmanın merkezinde, MASAK’ın kullandığı EMİS’in güvenliğinin ihlal edilme potansiyeli yer alıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde yürütülen operasyonda, sistemdeki yetkisiz işlemler ve kayıtların güvenliğine ilişkin önemli bulgulara ulaşıldığı belirtiliyor. Özellikle 2012-2018 yılları arasındaki kritik dijital altyapı geliştirme süreçlerinde, FETÖ-PDY’nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı şirketlerin etkili olduğu tespit edilmiş. AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş. gibi şirketlerin, üst düzey sorumluluk üstlenen ortaklarının FETÖ-PDY’nin askeri ve bilişim mahremi yapılanmalarında yer aldığına dair kanıtlar mevcut.
Soruşturma, EMİS üzerindeki Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi’ne (PEP) ilişkin koruma sisteminin devre dışı bırakılmasıyla daha da derinleşti. Bu durum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yakınlarına ilişkin sorgulamaların yapıldığına dair şüpheleri artırdı. Sistemdeki veri bütünlüğüne ilişkin teknik incelemelerde, bazı kayıtların silinmiş olabileceğine ve log kayıtlarının tutulmadığına dair bulgular elde edildi. Bu bulgular, sistemin güvenliğinin ciddi şekilde tehlikeye edildiğini gösteriyor.
Operasyonun ardından, AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş. şirketlerine mahkeme kararıyla el konuldu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanarak şirketlerin yönetimine dahil oldu. Ayrıca, soruşturma kapsamında, MASAK Başkanlığı görevinde bulunan 3 eski başkanın da adli makamlarca ifadelerinin alınmasına karar verildi. Bu operasyon, devlet kurumlarına sızma ve kritik bilgi sistemlerinin manipüle edilmesine karşı yürütülen hassas bir mücadele örneği olarak değerlendiriliyor. İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda, devletin güvenliğine yönelik ciddi bir tehdidin deşifre edilmesi, hukuki sürecin sürdürüleceği ve FETÖ-PDY yapılanmasına karşı kararlı bir duruş sergileneceği vurgulanıyor.