Türk çelik sektöründeki oyuncular, Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) başlatmış olduğu yeni bir ticaret engellemesiyle karşı karşıya. AEB, polimer kaplamalı yassı çelik ürünlerin ithalatına yönelik kapsamlı bir inceleme süreci başlattı. Bu durum, Türkiye’nin bu bölgeye yönelik ihracat faaliyetlerini önemli ölçüde etkileyebilir. Sektördeki firmalar, süreci yakından takip ederek, olası riskleri minimize etmeye çalışıyor.
Bu soruşturma, tek bir ülkeye değil, AEB dışından yapılan tüm ithalatlara uygulanıyor. Bu durum, Türkiye’den AEB’ye ihracat yapan şirketleri de doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Soruşturmanın 7 Eylül 2026 tarihinde başlatılması ve Rusya ve Kazakistan’ın Dünya Ticaret Örgütü’ne bildirimde bulunması, süreci hızlandırdı. Türkiye’deki ihracatçı birliklerine gönderilen duyuru, şirketlerin sürece dahil olma takvimini netleştirdi ve harekete geçme kararı almalarını sağladı.
Şirketlerin sürece dahil olması için son tarih 2 Ekim 2026 olarak belirlenmiş. Bu tarihe kadar ihracatçı birliklerine başvurarak sürece dahil olmaya hak kazanabilirler. Başvuruların ardından, soruşturmayı yürüten makama detaylı görüş ve değerlendirmelerini ileterek, ihracatlarını koruma altına alma şanslarını artırabilirler. Bu aşamada, 1 Ekim saat 14.00’e kadar ihracatçı birliklerine görüşlerini iletmek de zorunlu tutuluyor.
Soruşturma, özellikle 7210, 7212 ve 7225 gibi tarif kodları altında sınıflandırılan polimer kaplamalı yassı çelik ürünlere odaklanıyor. Bu ürünler, yapı malzemeleri, kaplama sistemleri, sanayi üretimi ve çeşitli imalat alanlarında yaygın olarak kullanılıyor. Şirketlerin sürece dahil olurken, ürünlerinin hangi kodlara uyduğuna ve bu incelemenin ihracat stratejilerini nasıl etkileyeceğine dikkat etmeleri gerekiyor. Bu süreç, Türk çelik sektörüne yeni bir meydan okuma sunarken, firmaların stratejik cevaplarını belirlemeleri için kritik bir dönüm noktası oluşturuyor.”} attığı. 24 Eylül tarihini taşıyan duyuru, şirketlerin sürece katılım ve görüş bildirme takvimini de netleştirdi. 6 Kasım’a kadar Rusça olarak sunulması gereken detaylı yazılı görüşler, sürenin uzamasıyla birlikte firmalar için ek bir yük oluşturuyor. İncelemenin niteliği Türk ihracatçı açısından önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu durum, sektördeki firmaların ihracat stratejilerini yeniden gözden geçirmesine ve proaktif bir yaklaşım sergilemesine neden oluyor. Avrasya Ekonomik Birliği'nin bu önlemi, Türk çelik sektörünün global pazardaki rekabet gücünü etkileme potansiyeli taşıyor ve sektördeki oyuncuların dikkatli bir şekilde süreci takip etmelerini gerektiriyor.
Soruşturma kapsamındaki ürünlerin teknik özellikleri, 0,2 milimetreden daha kalın ancak 2 milimetreyi aşmayan ve genişliği 50 milimetrenin üzerinde olan polimer kaplamalı yassı ürünlere odaklanıyor. Bu spesifikasyonlar, incelemenin hangi ürünlere uygulanacağını belirlemede önemli bir rol oynuyor. Firmaların, ürünlerinin bu özelliklere uyup uymadığını kontrol etmeleri ve buna göre stratejilerini ayarlamaları gerekiyor. Bu durum, özellikle yeni ürün geliştirme süreçlerini etkileyebilir ve mevcut ürünlerin kullanım alanlarını değiştirebilir.
Soruşturma sürecinde, Türkiye’nin çelik ihracatçılarının karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, sürece etkin bir şekilde dahil olabilmek. Bu, doğru zamanda doğru bilgileri sunmak, ilgili birliklerle işbirliği yapmak ve süreci yakından takip etmek anlamına geliyor. Ayrıca, firmaların, ihracat stratejilerini bu incelemeye göre yeniden değerlendirmeleri ve alternatif pazarlar bulma çabalarını artırmaları da önem taşıyor.