Ankara’nın tozlu sokaklarında, 1930’ların sonlarına doğru, edebiyatın nabzı Karaoğlan Meydanı’ndaki dükkanlar arasında atardı. İstanbul Pastanesi, o dönemin önemli yazarlarının buluşma noktasıydı; Sabahattin Ali, Orhan Veli gibi isimler, kahramanlıklarını ve hayallerini sohbet ederken, pastaların tadını çıkarırlardı. İşte o yıllarda, Ankara’ya ayak basan Şevket Rado, hem Hukuk Fakültesi’nde okurken hem de Akşam gazetesinde muhabirlik yaparak, hem de Ankara Radyosu’nda programlar yaparak edebiyat dünyasına damgasını vurdu. Sıhhiye’deki Ağaç dergisinin hazırlıklarına ortak olduğu Necip Fazıl ile birlikte kurduğu dostluk, o dönemin en önemli edebiyatçılarıyla fikir alışverişinde bulunma fırsatı sunmuştu.

Rado’nun Ankara’daki macerası, sadece edebiyatla sınırlı kalmadı. Akşam gazetesinde “Hıfzı Şevket” adıyla yazdığı yazılarla Garip hareketini savunan Rado, Orhan Veli’nin işsiz olduğu dönemlerde ona tercüme işleri vererek destek olmuş, Nahid Sırrı Örik’in parasızlık ve hastalıklarla mücadele sürecinde maddi yardımda bulunmuştu. Hayat mecmuasında yayınladığı yazılarla Örik’in hayatına ışık tutmuş, 1950’lerde yayınladığı dergilerden –özellikle Hayat ve Ses– evlerde baş köşelerde yer almıştı. Doğan Kardeş dergisi ise, Rado’nun çabalarıyla hayatımıza giren, çocuklara yönelik önemli bir yayın organı olmuştu.

Cumhuriyet döneminde, Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin girişimiyle birlikte “Gürbüz Türk Çocuğu” gibi çeşitli çocuk dergileri yayınlanmaya başladı. Bu dergiler, sadece çocuklara değil, ebeveynlere de yönelik bilgiler sunarak, çocuğun sağlıklı ve mutlu bir şekilde yetiştirilmesi konusunda rehberlik ediyordu. 1939’un baharında İsviçre’de okuyan oğlu Doğan’ı kaybeden Kazım Taşkent, evladının adını yaşatmak için Yapı Kredi Bankası’nın sponsorluğunda “Doğan Kardeş” dergisini hayata geçirmişti. 23 Nisan 1945’te başlayan bu yayın hayatı, Vedat Nedim Tör ve Şevket Rado’nun idaresiyle 1978’e kadar çocukların hayal dünyasını beslemişti. Dergi, “Gazetecilik Oyunları” köşesi, resim – hikâye yarışmaları, masal köşesi, bulmaca, matematik, çizgi roman ve hayat hikayeleri gibi farklı bölümlerle çocukların gelişimine katkıda bulunuyordu. Uzay ve gökyüzü üzerine yazılar da yayınlanmaya başlanarak, çocukların hayal güçlerinin gelişmesine zemin hazırlanıyordu. Melih Cevdet Anday, Sabahattin Eyüboğlu, Cahit Külebi ve Aziz Nesin gibi önemli isimler derginin sayfalarına konuk olarak çocuklara ilham veriyordu.

Ancak zaman değişti ve Doğan Kardeş dergisi, günümüzün teknolojik gelişmelerinin etkisiyle bir nebze gerilemiş durumda. Geçtiğimiz günlerde bir kitapçıda çocuk dergilerini incelerken, içeriğin zayıflığından ve satışların azlığından duyulan endişeleri fark ettim. Görevliyle konuştum ve derginin satışlarının düşmesinin nedenlerini sordum. Onun da, yeni nesillerin cep telefonları ve tabletler gibi teknolojik araçlara yönelmesinin, yayınların azalmasının ve derginin kitabın yerini almasının üzüntüsünü dile getirdiğini duydum. O anda Şevket Rado ve Doğan Kardeş aklıma geldi. Belki de günümüzde çocuklara ilham verecek, yaratıcılıklarını besleyecek ve onlara değerlerini öğretecek yeni bir Doğan Kardeş projesi başlatılabilir. Şevket Rado’nun Ankara’daki edebiyatla kurduğu bağ ve Doğan Kardeş dergisinin mirası, gelecek nesillere ilham kaynağı olabilir.