Ekonomik arenada bir sarsıntı! Fonlar aracılığıyla yaşanan hareketlilikler, piyasaları dengesizleştirmiş ve yatırımcıların güvenini sarsmış durumda. Bu karmaşanın ardında yatan gerçekler, dikkatli bir inceleme gerektiriyor. Bir zamanlar yükselişin habercisi olan bu operasyonlar, şimdi bir sorgulama listesi oluşturuyor.

Başlangıçta, fonların hisse senetlerini alması, piyasada bir canlılık yaratmıştı. Ancak bu canlılık, kısa sürede kontrolsüz bir hale dönüştü. Bazı şirketlerin değerleri, Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarının bile gerisinde kalacak kadar yükseldi. Bu durum, piyasa dolandırıcılığına ve şüpheli para trafiğine dönüşmüş gibi görünüyordu. Birbirini besleyen bu döngü, sonunda yatırımcıların büyük kayıplarına neden oldu. Ancak sorunun kaynağına inmek, sadece sonuçları incelemekle yetinmeyeçanak sağlıyor.

Bu süreçte, Barış Terkoğlu’nun haberleri, konunun derinlerine inilmesinin önemini ortaya koyuyor. BDDK, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılığı gibi kurumların içinde yer almış olan Terkoğlu, 30 Temmuz 2025’te CİMER’e yaptığı başvuruyla konunun merkezine yerleşti. Tera Yatırım gibi şirketler hakkında yaptığı iddialar, piyasa manipülasyonuna dair önemli ipuçları sunuyor. Bu iddialar, 5 Ocak 2026’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusuna dönüştü. Şimdi, bu davada kimlerin rol oynadığı, hangi işlemlerin şüpheli olduğu ve yatırımcıların zararına neden olanların belirlenmesi gerekiyor.

Yüz binlerce yatırımcı, tasfiye sürecini bekliyor. SPK’nın verilerine göre, 131 fon aracılığıyla 455 bin 758 kişi etkilenmiş durumda. Bu yatırımcıların, fonların varlıkları satıldıkça ne kadarının geri alabileceği, en çok merak edilen konulardan biri. Ancak sorunun asıl cevabı, “onlar”ın kim olduğu ve bu süreçte ne gibi manipülasyonların yapıldığına bağlı. TİP milletvekili Ahmet Şık’ın sorduğu sorular, Pusula ve Tera Portföy’deki milyon doları aşan işlemlerin ve fonların temerrüde düşmeden önce yüksek meblağlarla çıkış yapanların tespit edilmesini hedefliyor. Devletin kayıtları, MKK, Takasbank ve SPK gibi kurumların belgeleri, bu sorunun çözülmesinde kritik rol oynayacak.

Yatırımcıların zarar görmesine neden olan “açgözlülük” gibi bir etken, sorunun tamamını açıklamıyor. Yüksek enflasyonun insanları tasarruflarını korumaya zorlaması, fonların ve sermaye piyasalarının teşvik edilmesi, TEFAS gibi uygulamalarla yatırım fonlarının kolaylaştırılması, tüm bu faktörler, yatırımcıların bu karmaşaya nasıl sürüklenmesine neden oldu? Unutulmamalı ki, piyasada risk her zaman vardır ve yatırımcı, ne aldığını bilmek zorundadır. Ancak, bir şirketin gerçek değerinin çarpıtılması, piyasa manipülasyonu ve fonlar arasındaki ilişkilerin şeffaf bir şekilde ortaya konulmaması, yatırımcıların zarar görmesine neden olan temel unsurlardır. Bu nedenle, düzenleyici kurumların, bu tür olayları önlemek için daha etkin bir rol üstlenmesi ve yatırımcıların korunması gerekmektedir.”}p>