Türkiye'nin sanat tarihine damga vurmuş Lütfiye Batukan, 60 yıllık emeği ve sanatsal tutkusuyla birikmiş, yaklaşık bin adet bebeklik koleksiyonuyla, Anadolu kültürünün ve geleneklerinin en nadide örneklerini korumuş oldu. Bu benzersiz eserler, sanatçının mirasının en değerli parçaları olarak, gelecek nesillere aktarılmayı bekliyor. Koleksiyonda yer alan her bir bebek, o dönemin kıyafetleri, yaşam tarzı ve kültürel değerleri hakkında önemli ipuçları barındırıyor.
Batukan’ın sanatsal yolculuğu, 1985 yılında Polonya’daki “Uluslararası Milli Kıyafetli Bebek Yarışması”nda aldığı başarı ödülüyle başladı. Bu ödül, Türkiye’nin bu alandaki ilk uluslararası tanınması olmuştu. Ardından, 1986’da Türkiye’de gerçekleştirilen “Milli Kıyafetli Bebek Yarışması”nda Birincilik Ödülü kazanarak, sanatsal yeteneğini ve geleneksel motiflere olan hakimiyetini bir kez daha kanıtladı. Bebekçilik sanatı, Batukan için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir yaşam biçimiydi. Hediyelik eşya veya oyuncak sınıfından çıkarılan bebekleri, sanatsal bir düzeye taşıyarak, Anadolu kültürünün zenginliğini ve çeşitliliğini yansıtan eserler ortaya koydu.
Koleksiyonda, tarihi figürlerin ve mitolojik karakterlerin yanı sıra, geleneksel kıyafetler giyen bebekler ve soyut figürlerden oluşan eserler yer alıyor. Atatürk, Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet, Yunus Emre, Mevlana, Mimar Sinan gibi önemli tarihi şahsiyetlerin bebeklerinin yanı sıra, Noel Baba, Ali Baba, Kırk Haramiler, Pamuk Prenses, Yedi Cüceler, Semazenler ve Mehteran Bölüğü gibi eserler de koleksiyonda yer alıyor. Son dönem çalışmalarında ise Hayat Ağacı ve Şahmaran gibi soyut figürlere yönelerek, sanatsal üslubunu daha da zenginleştirdi. “Hayat Ağacı” adlı yapıtı, sanatçının yaşam felsefesini ve sanatsal vizyonunu yansıtıyor.