Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na video konferans aracılığıyla gerçekleştirdiği önemli bir konuşmada, uluslararası arenada yaşanan gerilimlerin ve eşitsizliklerin son vuruşunu atmak amacıyla harekete geçti. Abbas, ABD’nin Filistin Yönetimi’ne yönelik uyguladığı, üst üste yılın vize vermeme politikasını şiddetle kınayarak, bu tür ‘hukukun üstünlüğüne aykırı ve cezalandırıcı’ eylemleri reddettiğini ilan etti. Bu durum, Filistin halkının karşı karşıya olduğu zorlu koşulları ve uluslararası toplumun tepkisiz kalmasını da eleştirel bir dille ifade etti.
Konuşmasının merkez noktasını Gazze Şeridi’ndeki halkın yaşadığı acımasız gerçekler oluşturdu. Abbas, İsrail işgal güçlerinin, bölgedeki insanları ‘öldürme, yıkım, açlık ve yerinden etme’ girişimleriyle nasıl hedef aldığını vurgularken, uluslararası toplumdan Filistin halkının korunması ve haklarının güvence altına alınması için acil adımlar atmalarını talep etti. Bu süreçte, İsrail işgalinin sona erdirilmesi ve uluslararası meşruiyet ilkeleri doğrultusunda iki devletli bir çözümün hayata geçirilmesinin kritik önemine dikkat çekti.
Abbas, 'Uluslararası toplum; Filistin halkını korumak, onların topraklarında varlıklarını sürdürmelerini güvence altına almak, İsrail işgaline son vermek ve uluslararası meşruiyet temelinde iki devletli çözümü hayata geçirmek için daha neyi bekliyor?' sorusunu sorarak, acil bir harekete dönük bir çağrıda bulundu. Aynı zamanda, ‘Nekbe’ (Felaket) ve ‘katliam’ gibi son derece hassas ve umutsuzluk dolu ifadelerle, Filistin halkının geleceği hakkında ciddi endişelerini dile getirdi. Bu durum, Filistin halkının yaşadığı travmatik deneyimlerin ve gelecekte yaşanabilecek benzer olayların önlenmesi konusunda bir uyarı niteliğindeydi.