Sanatın, toplumsal değişimlere duyarlılığını ve bireysel hikayelerin gücünü bir araya getiren etkileyici bir yapıt karşınıza çıkıyor. ‘Stories of Migration: Art, Resistance and Solidarity Across Borders’ adını taşıyan sergi, İstanbul’un tarihi dokusunda yer alan DEPO binasında, göçün karmaşık etkileşimlerini farklı disiplinlerden sanatçıların gözünden sunuyor. Bu sergi, sadece bir görsel deneyim olmanın ötesinde, hafıza, aidiyet ve beden gibi kavramları sorgulamaya davet ediyor.
Sergide yer alan beş sanatçı – Adele Tamam, Ara Chalym, Irmak Suzan Ertaş, Persefoni Myrtsou ve Saeed Mirshekari – göçün bireysel ve toplumsal boyutlarını, çeşitli sanatsal yöntemlerle ele alıyor. Kartondan evler, çeviri süreçleri, dilsel farklılıklar ve coğrafi dönüşümler gibi unsurlar, sanatçıların eserlerinde somutlaştırılıyor. Bu eserler, göçü tek bir anlatıyla sınırlamadan, çok sayıda perspektifi barındırıyor ve izleyiciyi farklı kültürlere ve deneyimlere tanık olmaya teşvik ediyor.
‘Stories of Migration’ projesi, mezopArt, BAK Basecamp, New Women Connectors ve Hür Adalar tarafından ortaklaşa geliştirilmiş, geniş kapsamlı bir toplumsal girişim niteliğinde. Proje, Priştina’da başlayan ve Utrecht’te kamusal bir buluşma ile desteklenen bir süreçten sonra İstanbul’da DEPO’da açılan sergiyle doruk noktasına ulaşıyor. Bu sergi, sanatçıların sanatsal kimliklerini ve pratiklerini sürdürme çabalarını, yeni ortamlarda kurdukları ilişkiler aracılığıyla gözler önüne seriyor.