Uluslararası arenadaki dengeler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun New York’taki programını derinden etkilemiş durumda. Gazze ve Lübnan’a yönelik devam eden askeri operasyonlar, işgal altındaki Batı Şeria’daki hassas durum ve Filistin toprakları üzerindeki kontrol mücadelesi, Netanyahu’nun programında ciddi bir revizyona yol açtı. Bu durum, İsrail’in uluslararası destek ağının zayıflamasına işaret ediyor.

Başbakan Netanyahu’nun New York’taki temaslarının başlangıçta kapsamlı olması planlanmışken, Batı ülkeleriyle yaşanan artan gerilimler nedeniyle programın önemli ölçüde daraltılması gerekti. ABD, İngiltere, Fransa ve Kanada gibi ülkelerin Netanyahu ile görüşme ayarlama konusundaki isteksizliği, İsrail’in uluslararası toplumdaki itibarını olumsuz etkilemiş durumda. Bu durum, İsrail’in uzun yıllardır sürdürdüğü stratejik ilişkilerin sorgulanmasına neden oluyor.

Programda, ABD Başkanı Donald Trump ile yapılması planlanan görüşme ve Elon Musk ile yapılması beklenen diyalog iptal edilerek, Netanyahu’nun programında herhangi bir siyasi figürle randevu bulunmuyor. Bu durum, İsrail’in uluslararası arenadaki izolasyonunu pekiştiriyor. Geçen sene BM Genel Kurulu’nda Filistin Devleti’nin tanınmasıyla artan bu izolasyon, bu yıl da devam ediyor ve Netanyahu’nun New York’taki ziyaretinin amacını da etkilemeye çalışıyor.

İsrail ordusunun Batı Şeria’da yoğunlaştırdığı saldırılar ve Tel Aviv yönetimi tarafından hayata geçirilmek istenen E1 yerleşim projesi gibi hamleler, Batı ülkelerinin tepkisini çekiyor. Bu tepkiler, yaptırım kararları ile daha da yoğunlaşıyor. İngiltere, Fransa ve Kanada’nın yasa dışı Yahudi yerleşimlerine yönelik aldığı yaptırımlar, İsrail’in uluslararası konumunu zayıflatırken, Netanyahu’nun programında da belirgin bir etki yaratıyor. Eski Dışişleri Bakanlığı Sekreteri emekli Büyükelçi Alon Liel’in ifadeleri, İsrail’in uluslararası arenadaki zayıflığını gözler önüne seriyor: “Bir İsrail Başbakanı için BM’ye yapılmış bu kadar aşağılayıcı bir ziyaret daha önce hiç yaşanmadı.”