Yaşlılık aylığına hak kazanma süreci, birçok vatandaş için uzun ve belirsiz bir yolculuk haline dönüşmüş durumda. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) kullandığı hesaplama metodolojisi, enflasyonist dönemlerde emekli maaşlarının değerini önemli ölçüde düşürerek, emeklilerin yaşam standartlarını olumsuz etkilemektedir. Mevcut sistemde, bireylerin emeklilik durumları, prim ödeme süreleri, prime esas kazançları ve yaşları gibi parametreler dikkate alınmakla birlikte, bu verilerin birleştirilmesi ve güncel enflasyon oranlarıyla ilişkilendirilmesinde eksiklikler gözlemlenmektedir.
2025 yılında emekli olan bir bireyin yaşadığı deneyim, bu sorunun acı bir örneğini temsil etmektedir. Yaşam koşulları ve mesleki geçmişi, emekli maaşının hesaplanmasında önemli rol oynamasına rağmen, emekli olduğu yıl itibarıyla elde ettiği gelirde yaklaşık %30’luk bir azalma yaşanmıştır. Bu durum, söz konusu vatandaşı maddi ve psikolojik olarak derinden sarsmış, Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK) başvuruda bulunmasına neden olmuştur. Bu olay, sistemin emeklilerin beklentilerini karşılamada yetersiz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır.
SGK’nın yaptığı açıklamalar, sistemdeki temel sorunları göz ardı etmektedir. Aylık bağlama sistemlerinde yaşanan yıllar itibarıyla yapılan değişiklikler, sigortalıların haklarını belirsiz hale getirmektedir. Mevcut durumda, sigortalının aylık talebinde bulunduğu tarihteki prim ödeme gün sayıları, prime esas kazançları ve yaşı gibi faktörler, emekliliği belirleyen ana unsurlar olarak kullanılmakta, ancak bu veriler, güncel enflasyon oranları ve ekonomik koşullar ile tutarlı bir şekilde ilişkilendirilmemektedir. Kurum, aylık tutarları arasındaki farklılıkların giderilmesi için herhangi bir çalışma yürütmemektedir.
KDK’nın yaptığı değerlendirme ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yönelik tavsiyesi, bu durumun aciliyetini göstermektedir. KDK, 2024 yılı Aralık ayında tahsis talebinde bulunan bir sigortalının, 2025 yılı Ocak ayına ait yaşlılık aylığı ile aynı sigortalının 2025 yılı Ocak ayında tahsis talebinde bulunması halinde alacağı yaşlılık aylığı arasındaki %30’luk farkın, sistemdeki tutarsızlıkların bir sonucu olduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle KDK, benzer koşullara sahip diğer emeklilerin mağduriyetinin giderilmesi için mevzuat değişikliği talebinde bulunarak, ilgili bakanlıklarla işbirliği yapılması için bir yol haritası oluşturulmasını önermiştir.