İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu’nun başlattığı kapsamlı soruşturma, sermaye piyasasında yaşanan usulsüz işlemlere ilişkin yeni bir boyut daha ortaya çıkardı. Bu çerçevede, piyasa değeri 200-220 milyon lira civarında olan beş adet lüks aracın, kısa sürede 26 bin 280 lira karşılığında farklı kişilere devredilmesi, soruşturmanın odağına yerleşti.
Muhammed Yarız’a ait bu araçlar, 7-8 Eylül tarihlerinde 4 farklı alıcıya aktarılmış, el koyma kararı alınan 4 araç muhafaza altına alınırken, bir araçın bulunmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu durum, soruşturmanın sadece bir şirketin faaliyetlerini değil, aynı zamanda geniş bir ağın içinde yer alan birçok yönetici ve yetkilinin etkili olabileceğini işaret ediyor. Soruşturmanın ilk aşamalarında ortaya çıkan bu bulgu, piyasa manipülasyonu şüphesiyle yürütülen soruşturmanın derinleştirmesine yol açtı.
Soruşturmanın, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül tarihli denetleme raporunda yer alan Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) ile ilgili piyasa dolandırıcılığı tespitinin ardından genişlemesiyle birlikte, daha da karmaşık bir yapıya büründüğü görülüyor. Bu durum, ilgili holdingler ve menkul değerler şirketleri arasındaki bağlantıları da ortaya koyarak, finansal sistemdeki potansiyel riskleri gözler önüne seriyor. Soruşturma, sadece Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler gibi büyük isimleri değil, aynı zamanda Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi gibi daha küçük ölçekli şirketleri de kapsıyor.
Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK’a gönderdiği müzekkere, şirketlerin yöneticilerinin mali verilerini talep etmesi ve özellikle para ve kripto varlık transferleri ile ilgili detaylı bilgi alınması yönünde. Bu talep, soruşturmanın sadece araç satışıyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda şüphelilerin finansal operasyonlarını ve bu operasyonlarda kullandıkları araçları da incelemesine olanak tanıyor. Soruşturma kapsamında tutuklanan isimler (Emre Tezmen, Serdar Turhan, Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, vb.) ve adli kontrol kararı verilen isimler (Enver Çevik, Kemal Akkaya, vb.) bu durumun somut örneklerini oluşturuyor. Bu gelişmelere ek olarak, Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ve Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan’ın da tutuklanması, soruşturmanın geniş kapsamlı ve hassas bir şekilde yürütüldüğünü gösteriyor.”}p>