Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı son konuşması, dünya siyasetinde önemli bir dönüm noktası olarak tarihe geçti. Erdoğan’ın BM kürsüsündeki güçlü ve kararlı duruşu, uluslararası arenada Türkiye’nin etkin rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle Filistin meselesine duyduğu hassasiyet ve küresel adaletsizliğe karşı duruşu, birçok ülkenin liderini etkilemiş ve BM’de yeni bir farkındalık yaratmıştır.

Erdoğan’ın konuşmasında, Filistin halkının haklı davası için verdiği mücadele, BM’nin reform ihtiyacı ve küresel güç dengelerinin değişimi gibi kritik konulara değinildi. Özellikle Gazze’deki insanlık trajedine dikkat çekerek, “Dünyanın en büyük çocuk kabristanı” ifadesini kullanması, dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bu yaklaşımı, BM’nin daha adil ve etkili bir şekilde çalışması için kapsamlı reformların yapılması gerektiği yönünde bir çağrı olarak da değerlendirildi.

Konuşması sırasında, Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” doktrini ve bu doktrinle birlikte BM’de reform çağrısı yapması, birçok ülkeyi etkiledi. Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi’nin BM Güvenlik Konseyi’nin daimi ve geçici üye sayısının artırılması çağrısı, bu doktrinin etkisini gösteren önemli bir örnektir. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan görüşmeler ve İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın Gazze ve Batı Şeria’daki duruma ilişkin açıklamaları, Erdoğan’ın küresel siyasetteki etkisinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.