İstanbul’un kalbindeki Wyndham Grand İstanbul Levent’te düzenlenen New HR Summit 2026’nın merkez üssü, insan kaynakları uzmanlarını bir araya getiriyor. Etkinliğin en dikkat çekici oturumlarından biri, ‘Bir Yemek Hakkından Fazlası: Çalışan Bağlılığının Yeni Eko...’ başlığı altında gerçekleşti ve Setcard Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Öner Piyade’nin sunumu büyük yankı uyandırdı. Piyade, geleneksel yaklaşımların ötesinde, çalışan motivasyonunu ve bağlılığını artırmak için tasarlanmış yeni nesil yan hak platformlarının detaylarını paylaştı.
Piyade, yemek kartı pazarının uzun yıllardır hakim olduğunu ve bu alandaki algıların değiştiğini vurgulayarak, kurumsal şirketler için yan hakların yönetiminde üç temel dinamik olduğunu açıkladı. Şirketlere sunulan prim muafiyeti gibi avantajlar, maliyet optimizasyonuna katkı sağlarken, operasyonel verimlilik ve ölçülebilirlik sayesinde insan kaynakları departmanlarının iş yükü önemli ölçüde azaldı. Ancak Piyade’nin en önemli vurgusu, bu yapının sadece çalışan tarafında değil, aynı zamanda şirket yönetimi tarafında da güçlü bir temel oluşturmasıydı. Bu, çalışanların sadece haklarından yararlanmakla kalmayıp, şirketin başarısına doğrudan katkıda bulunmalarını sağlayarak, daha derin bir bağlılık duygusu geliştirmelerine olanak tanıyor.
Çalışan perspektifinden bakıldığında ise beklentiler, yemek dışındaki diğer alanlara da yayılan geniş bir yelpazeye ulaşıyor. Market alışverişi, giyim, ev tekstili, teknoloji ürünleri, tatil imkanları ve akaryakıt gibi çeşitli yan haklar, personelin günlük yaşamlarının her alanına nüfuz ederek, onların ihtiyaçlarını ve tercihleri doğrultusunda kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuyor. Bu çeşitlilik, çalışanların şirketlerine olan bağlılığını artırırken, motivasyonlarını da yükseltiyor.
Öner Piyade, ideal bir yan hak platformunun, kurumun ihtiyaçlarına ve çalışanların farklı ihtiyaçlarına göre esnek bir yapıya sahip olması gerektiğini belirterek, çalışana seçim özgürlüğü sunmanın önemini vurguladı. Farklı yaş grupları ve yaşam tarzlarına hitap eden bu kapsayıcı ekosistem, çalışanların sunulan hakları kendi yaşam tarzlarına ve beklentilerine göre değerlendirmelerine olanak tanıyor. Bu yaklaşım, çalışanların kendilerini değerli hissetmelerini sağlayarak, şirketle daha güçlü bir bağ kurmalarına yardımcı oluyor.