Türkiye’nin siyasi arenası yeniden heyecanla dolarken, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylık durumu yeniden tartışma konusu oldu. Anayasa’nın ‘bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir’ kuralı, 2023 seçimlerinde Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) aldığı kararla yeniden şekillenerek Erdoğan’ın adaylık yoluna yeni bir kapı araladı. Bu durum, hukuki ve siyasi açıdan önemli bir merak uyandırdı.
Cumhuriyet’e konuşan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Şule Boyunsuz, YSK’nın 2023’teki yaklaşımını ve bu yaklaşımın Erdoğan’ın gelecekteki adaylık durumunu nasıl etkileyeceğini detaylı bir şekilde analiz etti. Boyunsuz’a göre, Erdoğan’ın önünde hala bir seçenek bulunuyor: TBMM’nin seçimleri yenileme kararı alması. Ancak bu olasılığın gerçekleşebilmesi için, hukuki bir zaman çizelgesi içinde hareket etmek gerekiyor; bu çizelge, ‘60 günlük kritik dönem’ olarak adlandırılan, seçimlerin yeniden yapılmasına ilişkin yetkinin etkili olacağı süreyi kapsıyor.
Boyunsuz, YSK’nın 2018 seçimlerinin ilk kez Cumhurbaşkanı ve TBMM seçimlerinin birlikte yapıldığı bir seçim olduğu kararıyla Erdoğan’ın adaylığına yönelik itirazların reddedilmesinin ardından, seçilme döneminin 2018’den başladığını vurguladı. Bu yaklaşım, 2023 seçimlerini Erdoğan için ikinci bir dönem olarak değerlendirmeyi mümkün kıldı. Anayasa’nın 116. maddesi ve 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 3. maddesi, Cumhurbaşkanının ikinci döneminde TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde bir defa daha aday olabilmesine olanak tanıyor. Ancak bu durumun gerçekleşebilmesi için, 60 günlük takvim içinde TBMM’nin harekete geçmesi gerekiyor. Bu takvim, hukuki bir kritik eşiği temsil ediyor.
Bu 60 günlük süreç, sadece TBMM’nin bir karar alıp almamasıyla değil, aynı zamanda bu kararın nasıl işletilmesi gerektiğiyle de şekilleniyor. 6271 sayılı Kanun’un 2. maddesi, YSK’ya seçim sürecine ilişkin süreleri gerektiğinde kısaltarak belirleme yetkisi veriyor. Bu da, sürecin başlangıçtaki 60 günlük takvim çerçevesinde tamamlanıp tamamlanmayacağını etkileyen önemli bir faktör. Hukukçu Boyunsuz, bu sürecin, seçim başlangıç tarihinden sonraki seçimlerin yenilenmesine ilişkin yetkinin niteliğinin değişeceğine dikkat çekerek, sürecin bu kritik dönemin başında işletilmesi gerektiğini vurguladı. Bu nedenle, Erdoğan’ın yeniden aday olup olamayacağı tartışması, yalnızca TBMM’nin bir karar alıp almamasıyla değil, aynı zamanda bu kararın hukuki açıdan nasıl uygulanacağıyla da yakından bağlantılı.”}p>