İsrail siyaset sahnesinde, 27 Ekim seçimlerinin ardından şekillenecek yeni hükümet için çarpıcı bir mücadele yaşanıyor. Aşırı sağcı Yahudi Gücü partisinin lideri Itamar Ben-Gvir, Savunma Bakanlığı koltuğunu talep ederek, hükümet programının merkezine yerleştirme hedefinde. Bu hamle, sadece bir bakanlık pozisyonu talebinden öte, bölgedeki güvenlik ve insan hakları dengeleri açısından ciddi boyutları barındırıyor. Ben-Gvir'in bu talebi, partisinin seçim vaatleri ile doğrudan bağlantılı olarak, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistinlilerin kaderi hakkında da kritik soruları beraberinde getiriyor.
Ben Gvir'in sunumu, sadece Savunma Bakanlığı talebiyle sınırlı kalmıyor. Partinin iki numaralı ismi Tally Gotliv için Adalet Bakanlığı'nı şart koşması, hükümetin içindeki güç dengelerini yeniden şekillendirme çabasının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Ben Gvir'in seçim vaatleri arasında, Filistinlileri Gazze Şeridi ve Batı Şeria'yı terk etmeye “teşvik etme” stratejisi yer alırken, Başsavcı'nın derhal görevden alınması, ordu üzerindeki hukuki kısıtlamaların gevşetilmesi ve yargı bağımsızlığının zayıflatılması gibi adımlar da öne çıkıyor. Bu hedefler, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına yönelik ciddi bir ihlal olarak uluslararası toplum tarafından yakından takip ediliyor.
Ben Gvir’in güvenlik stratejisi, Filistinlilerin