Türkiye’nin ilaç araştırma ve geliştirme alanındaki yükselişi, son verilere göre çarpıcı bir ivmeyle devam ediyor. Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD) tarafından yapılan kapsamlı bir anket çalışmasının sonuçları, ülkemizin global ilaç endüstrisine entegrasyonundaki potansiyelini gözler önüne seriyor. 2025 yılına yönelik klinik araştırma yatırımlarında %24’lük bir artışla 21,2 milyar TL’lik bir değer elde edilmesi, bu dönüşümün sadece bir göstergesi. Bu artış, aynı zamanda yürütülen araştırma sayısında %14’lük bir yükselişle 734’e ulaşan bir kapasite anlamına geliyor.
Anket, Türkiye’nin klinik araştırmalardaki güçlü merkeziyetini de vurguluyor. TİTCK Klinik Araştırmalar Portalı (KAP) verilerine göre, ülke genelindeki araştırmaların %70’i AIFD üyesi firmalar tarafından yürütülüyor. Bu durum, Türkiye’nin ilaç endüstrisinin temelini oluşturan firmaların, global standartlara uygun araştırmalar yapma kapasitesinin yüksek olduğunu gösteriyor. Özellikle Faz III araştırmalarının toplam içindeki payının %73 olması, Türkiye’nin klinik araştırmalarda, özellikle de büyük ölçekli klinik çalışmaların merkez üs olma yolunda önemli bir kilometre taşı olduğunu işaret ediyor. Bu artış, hem yerel ilaç şirketlerinin hem de uluslararası ilaç firmalarının Türkiye’yi araştırma hub’ı olarak görmesine katkıda bulunuyor.
Ancak bu başarı hikayesinin ardında, bilim insanlarımızın uluslararası arenada yükselişi de önemli bir rol oynuyor. Dünya genelinde ilk merkez aktivasyonlarının ve ilk gönüllü katılımcıların Türkiye’de gerçekleştiği çalışmalar, hem bilim insanlarımızın yetkinliğini hem de ülkenin araştırma altyapısının gücünü ortaya koyuyor. FDA ve EMA’nın denetimlerini başarıyla tamamlayan merkezlerimiz ve uluslararası yayınlarda yer alan Türk araştırmacılarımız, Türkiye’nin bilimsel katkısını global ölçekte görünür hale getiriyor. Bu durum, ülkemizin uluslararası bilim camiasında saygınlığını artırmasının yanı sıra, ilaç firmalarının Türkiye’yi araştırma için tercih sebebi haline gelmesine de katkı sağlıyor.
Klinik araştırmalara yapılan toplam yatırımın 2025’te 21,2 milyar TL’ye ulaşması, bu alandaki büyüme potansiyelini açıkça ortaya koyuyor. 3.742 yeni gönüllü katılımcı, devam eden araştırmalardaki toplam gönüllü sayısını %23 artışla 11.663’e yükseltirken, klinik araştırmalara ayrılan çalışan sayısı da %19 artışla 1.139’a ulaştı. Bu veriler, Türkiye’nin klinik araştırma ekosisteminin, hızla büyüyen bir kapasiteye ve artan bir uzmanlığa sahip olduğunu gösteriyor. Ancak küresel rekabetin giderek arttığı ve klinik araştırmaların coğrafi dağılımının değiştiği göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin bu alandaki liderliğini sürdürmesi için stratejik yatırımlar ve yenilikçi yaklaşımlar geliştirmesi gerekiyor.”}p>