Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler’in New York’taki 81. Genel Kurulu sırasında yapılan bir koalisyon toplantısında, çocukların geleceği ve korunması üzerine önemli bir değerlendirme yaptı. Teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair yeni bir bakış açısı sunan Macron, konuşan ve öğrenen yapay zeka sistemlerinin, çocukların gelişim süreçlerini dönüştürebileceğine işaret etti. Bu dönüşümün potansiyel faydaları olduğu kadar, beraberinde getirebileceği riskler konusunda da uyarıda bulundu.
Macron, özellikle sosyal medya platformlarının gençler üzerindeki etkisine dikkat çekerek, bu platformların kişisel alanlara sızıp, aşırı kullanımın öğrenme becerilerini olumsuz etkilediğini vurguladı. OECD’nin PISA 2025 sonuçlarının, gençlerin sosyal medya bağımlılığının öğrenme ve okuma becerilerini düşürdüğünü gösterdiğini hatırlatarak, bu durumun ruh sağlığı ve obezite gibi sorunlarla da ilişkili olabileceğine dikkat çekti. Bu noktada, teknolojinin çocuklar üzerindeki etkisini anlamanın ve bu etkileri minimize etmenin önemini vurguladı.
Yapay zeka teknolojisinin, çocukların hayatlarına daha fazla dahil olduğunu kabul eden Macron, bu teknolojinin gelişim süreçleri üzerindeki etkilerinin dikkatli bir şekilde incelenmesi gerektiğini savundu. Platformlarda yapılan hataların, yapay zeka alanında da tekrarlanmaması gerektiğine inandığını belirterek, çocukları korumak için yapay zeka modellerinin kapsamlı bir şekilde test edilerek, onaylanması gerektiğini ifade etti. Bu süreçte, farklı dillere, kültürlere ve eğitim seviyelerine göre çözümler üretilmesi gerektiği vurgulandı.
Macron, bu toplantının, yapay zeka sistemlerinin gelişimini anlamak ve bu sistemlerin çocukların gelişimine uygunluğunu değerlendirmek için gerekli imkanları bir araya getirmek amacıyla yapıldığını belirtti. Gelecekte, yapay zeka teknolojilerinin çocuklar üzerindeki etkilerini daha iyi yönetebilmek için somut çözümler üretilmesi gerektiğini vurgulayarak, yapay zeka sistemlerinin test edilmeden kullanılmaması ve risklerin bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım, çocuk haklarına dayalı bir yapay zeka yönetişimi modelinin oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.