Asena Keskinci, ‘Üç Harfliler: Mühür’ filmindeki performansıyla dikkatleri üzerine çekmişken, galada yaptığı samimi açıklamalarla sahne arkasını gözler önüne seren bir isim oldu. Özellikle korku türündeki çekimlerin, onun psikolojik dengesini nasıl etkilediğini dürüstçe dile getirmesi büyük yankı uyandırdı. ‘Birazcık eve ödev götürmeyi seven biriyim’ diyerek, rolüne yoğun bir şekilde dahil olduğunu ve karakterin derinlerine inerek psikolojik bir yolculuğa çıktığını vurgulayan Keskinci, uyku düzeninde yaşanan aksaklıkları da dürüstçe anlatarak, bu deneyimin ne kadar zorlayıcı olduğunu gösterdi. Korku temalı bir yapımın ruhani etkileriyle başa çıkmak, oyuncu için hem zorlu hem de dönüştürücü bir süreç olduğunu açıkça ortaya koydu.

Galada tercih ettiği siyah renkli kıyafet, ‘Mühür’ün’ atmosferine uygun detaylarıyla dikkat çekmişti. ‘Korku konseptine uygun olsun istedim’ diyerek, kostüm seçimiyle projenin ruhunu yansıtmaya çalıştığını belirten Keskinci, aynı zamanda rol aldığı ‘Kızılcık Şerbeti’ dizisindeki aile sıcaklığını da vurgulayarak, projeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. ‘Orada bir aile kurulmuş ve siz de oraya misafir gibi geliyorsunuz. Güzel bir misafir olmak, gelin gitmek gibi bir his. O aile sıcaklığı çok güzel’ sözleri, dizinin setindeki özel bağların önemini bir kez daha hatırlatarak, oyuncuların birbirlerine duydukları saygıyı ve sevgiyi gözler önüne serdi. Keskinci, bu deneyimin, kariyerine değer katarken, aynı zamanda kişisel hayatında da olumlu etkiler yarattığını ifade etti.

‘Kızılcık Şerbeti’nin’ kadrosuna katılmasının, onun için ne kadar anlamlı bir adım olduğunu da anlatan Keskinci, ‘Zaten popüler olan, konuşulan ve benim de takip ettiğim bir işti. Ama dahil olunca özellikle geçmiş bölümlerini tekrar tekrar izledim’ diyerek, dizinin popülaritesinin farkında olduğunu ve projeye olan ilgisini koruduğunu gösterdi. Evrim Alasya’nın gençliğine benzetilmesiyle ilgili ise, ‘Gördüm ve beni çok mutlu etti. Çünkü Evrim Alasya çok güzel bir kadın. Kendisine benzetiliyor olmak beni gerçekten çok mutlu ediyor. Zaten kızıyım.’ şeklinde samimi bir yanıt vererek, bu benzetmenin kendisine getirdiği keyfi paylaştı. Sosyal medyada hakkında yapılan yorumlara ise, ‘Çok takılmamaya çalışıyorum. Fark edersem ya da arkadaşlarım gönderirse görüyorum. Yaptığımız işlerin konuşulması gerekiyor. Bu da işimizin bir parçası. Biraz alıştım aslında. Çok fazla anlam yüklemiyorum’ diyerek, sanal dünyanın getirdiği yoğunluğa karşı dikkatli bir yaklaşım sergiledi.