Yeşilçam’ın efsanevi ismi Kadir İnanır’ın vefatının ardından, mirası paylaşma ihtimali, beklenmedik bir gerilim yaratmış durumda. Sanatçının son vasiyetinin okunacağı duruşmanın ertelenmesi, Levent İnanır ve eski eşi Neslihan Acar arasındaki hassas ilişkiyi daha da karmaşık hale getirmiş. Bu durum, sanat dünyasında ve genel olarak kamuoyunda büyük bir merak uyandırmış durumda.

Duruşmanın ertelenmesinin temel nedeni, aile fertlerinden bazılarına vasiyetin tebligatının zamanında ulaşmaması olmuş. İnanır, tedavi sürecinin yoğunluğu ve ilaç kullanımının etkisiyle, vasiyetini birden fazla kez güncellediğini belirtmiş. Bu durum, özellikle 2015 ve 2022 yıllarında hazırlanan vasiyetlerin aynı tarihte tekrar güncellenmesi, hukuki belirsizlik yaratmış. Usta sanatçı, “Kafa karıştıran durum var. 68 yaşında yeğeni var. 23 ve 25 yaşında yeğeni var. Birçoğu yetim onların... Onlar dayılarına biat ettiler” diyerek, bu karmaşanın aile içinde nasıl ortaya çıktığını vurgulamış.

Vasiyetin tamamı Jülide Kural’a bırakılmış. İnanır ve Kural’ı avukatları Bişar Abdi Alınak, noter huzurunda hazırlattıkları vasiyetname ile, tüm maddi ve manevi mirası, hatta telif haklarını Kural’a intikal ettirmişler. Vasiyetname, “Mirasçılarım, son istek ve arzum vasietime uymalarıdır” ifadeleriyle sonlanmış. Ancak, bu vasiyetin okunacağı duruşmanın ertelenmesi, ihtilaflı noktaların yeniden alevlenmesine neden olmuş.

Neslihan Acar’ın Levent İnanır’a yönelik sert açıklamaları ve şiddet iddiası, gerilimi daha da yükseltmiş. Acar, “Bir oyuncu olarak söylüyorum; Kadir İnanır, yolumuza ışık tutan çok kıymetli bir sinema emekçisidir. Bu ülke için ve çevresindeki tüm insanlar için bıraktığı en büyük miras, barış, adalet ve eşitlik adına yaşanacağını göstermektir. Hayattayken de sevgisini, emeğini ve dayanışmasını eksik etmemiştir. Bana ve evladıma kattıkları için minnettarım. Bize iradeli ve doğru insan olmanın kodlarını aktardığı için teşekkür ediyoruz. Anısına saygıyla” demişti. Ayrıca, 14 yıl önce Levent İnanır’dan şiddet gördüğünü ve bu konuda fotoğraf göndermesiyle tehdit ettiğini ileri sürmüş. Bu iddialar, Acar’ın uzaklaştırma tedbiri kararı almasına ve Levent İnanır’ın da hukuki yollara başvurmasına zemin hazırlamış.