Silivri Cezaevi’nin duruşma salonunda devam eden ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu hedef alan davada, iddialar yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Bu kez, ‘görevi kötüye kullanma’ suçlamasıyla yargılanan İmamoğlu, mahkeme heyetine karşı güçlü bir savunma sergiledi. Duruşma, Cumhuriyet Gazetesi tarafından yerinde takip ediliyor ve anlık gelişmeleri kamuoyuyla paylaşılıyor.
İmamoğlu, savunmasında, kendisine yöneltilen kamu zararı suçlamasına sert bir yanıt verdi. Kendi aracını, daha yüksek maliyetli bir makam aracının yerine tercih etmesinin, aslında siyasallaşmanın ve siyasi tutuklu iddialarının birer örneği olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu’nun kendisine yönelik ‘siyasi tutsak’ suçlamasına ise alaycı bir şekilde atıfta bulunarak, bu zihniyetin özgürlüğü sarayın yakınlığıyla ölçtüğünü belirtti. “Benim suçum varsa da o suçun da cezasını çekmekle yükümlüyüm” diyerek, davanın absürtlüğünü vurguladı.
Dava sürecinde İmamoğlu, aynı zamanda iktidar eleştirileri de yaptı. Florya’daki başkanlık konutunun, 12 AKP’li için inşa edildiğini ve aylık 5 milyon lira giderli olduğunu hatırlatarak, bu tür aşırılıkların kamu kaynaklarının boşa harcanmasına yol açtığını söyledi. Ayrıca, görevine başladığında kendisine tahsis edilmiş 15 makamın olduğunu ve bu makamları ihtiyaç duyan belediye birimlerine tahsis ettiğini belirterek, “Benim işim makam değildir” diyerek, kamu kaynaklarının tasarrufu ve etkin kullanımı konusunda duruşunu netleştirdi. Akaryakıt ödemesiyle ilgili yaşanan yanlışlık, sistemden yapılan hatalı bir ödemenin fark edilerek derhal belediye kasasına yatırılmasıyla çözüldüğünü ve diğer belediyelerin 42 araç için benzer hatalar yaptığını belirterek, davada kendisine atılılan suçun temeline oturtulmadığını vurguladı.