ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son faiz kararı, ekonomideki enflasyonla mücadelenin devamlılığını işaret ediyor. 25 baz puanlık artışla politika faizinin yüzde 3.75-4.00 aralığına yükseltilmesi, 2000 yılından beri ilk kez düzenlenen dördüncü faiz artırım döngüsünü başlatırken, uzun vadeli tahvil getirilerinde de önemli bir yükseliş gözlendi. Manşet enflasyonun 66. ayında yüzde 2'nin üzerinde seyretmesi, piyasalarda daha agresif bir para politikası beklentisi yaratıyor.
Yüksek enflasyonun temelinde, küresel ticaret savaşları nedeniyle artan tarifeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve özellikle yapay zeka teknolojilerindeki üretim kısıtlamaları gibi faktörler yer alıyor. Bu durum, veri merkezi yatırımlarını ve yapay zeka alanındaki teknolojik ilerlemeleri de olumsuz etkileyebiliyor. Piyasalarda, bu gelişmelerin yanı sıra, ABD'nin 40 trilyon doları aşan kamu borcu da fiyatlamaları üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor.
Fed'in bu karmaşık ortamda yaptığı son hamlenin merkezinde Başkan Kevin Warsh'ın kullandığı