İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsal bölgelerdeki üreticilere destek olmak ve tarım sektörünün sürdürülebilirliğini artırmak amacıyla hayata geçirilen önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Bu proje, çocukların özverili çalışmalarıyla tarım alanında güçlenmesini sağlıyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın sahada görevli uzman ekipleri, sadece teknik destek sunmakla kalmayıp, aynı zamanda çocukların tarım tutkusunu ve üreticiye duydukları saygıyı da ön plana çıkarıyor. Bu yaklaşım, İzmir’in tarım potansiyelini güçlendirirken, genç nesillerin de geleceğe yönelik vizyonunu şekillendiriyor.

Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli veteriner hekim Atakan Kahraman, mesleğine olan tutkusunu ve çocukluk hayallerini gerçekleştirme heyecanını şu şekilde anlatıyor: "Benim için bu meslek, sadece bir kariyer seçimi değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesidir. Çocukluğumdan beri hayvanların yanında olmak, onların dertlerini anlamaya çalışmak beni bu yola yöneltti. Bir üreticinin hayvanlarına duyduğu özen ve sorumluluk, benim için de büyük bir saygı uyandırıyor. Küçük bir dokunuşun bile, bir hayvanın sağlığını ve bir üreticinin geçimini nasıl etkileyebileceğini görmek, beni her zaman daha da motive ediyor."

Ziraat yüksek mühendisi Şevval Kahramanoğlu Tümer ise, sahada çalışmanın sadece teknik bilgi aktarmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda insanlarla bağ kurmak ve onların ihtiyaçlarını anlamak olduğunu vurguluyor. "Benim için sahada olmak, bir görevden çok daha fazlası. Çocukken annem köy hizmetlerinde çalışıyordu ve ben onun çalışmalarını izlerdim. Bu deneyimler, beni mühendis olmaya yöneltti. Bir köye gittiğinizde sadece teknik bilgi vermiyorsunuz, aynı zamanda orada yaşayan insanlarla bir bağ kuruyorsunuz. Onların sorunlarını anlamaya çalışıyor, onlara çözüm önerileri sunuyorsunuz. Bir üretici sırf derdini anlatmak için bile sizi bekliyor. Bu, benim için çok değerli bir deneyim ve beni her zaman daha da mutlu ediyor."

Veteriner hekim Müslüm Aydın, üreticinin hayvanlarına duyduğu özeni ve emeği takdir ederek, "Gece 3’te doğuma gidersin, sabah yine işinin başındasın. Yeri gelirsen aç kalırsın ama hayvanını doyurursun. Bu iş fedakarlık ister. Biz, üreticinin ne yaşadığını biliyoruz ve onların yanlarında olmak için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız. Bir üreticinin emeğinin karşılığını alması, bizim için de en büyük mutluluk kaynağıdır." ifadelerini kullandı. Bu projede görevli çocuklar, sadece tarım sektörüne katkıda bulunmakla kalmayıp, aynı zamanda doğayla bütün uyum içinde yaşamayı ve üreticinin önemini de öğreniyorlar.”}P

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL

YENİ KONTROL