Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde, 15 Temmuz 2025 tarihinde yaşanan trajik olay, genç bir hayatın son bulmasına neden olmuştu. İlayda Alkaş (22), arkadaşının doğum günü sonrası ailesini ziyaret ederken, eşi Cemal Alpaslan (30) tarafından silahlı saldırıya uğradı ve hayatını kaybetti. Olay, şehrin gözünü dükmedi ve adalet arayışı başlamıştı. İlayda’nın annesi Hülya Alpaslan, bu acı olaydan dolayı sanığa karşı güçlü bir dava açarak, sorumluluğu üzerine almasını talep etti.

Olayın ilk aşamalarında, şüpheli Cemal Alpaslan, İlayda’yı silahıyla 12 kez vurduktan sonra kaçmıştı. Ancak, kısa süre sonra Habur Sınır Kapısı’nda yakalanarak Diyarbakır’a getirildi. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Alpaslan’ın İlayda’yı “Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçundan suçlu bulunması talep edilmişti. Dava, 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci duruşma aşamasına girmişti. Duruşma salonunda, sanık Alpaslan, önceki beyanlarını tekrar ederek, olayların annesi Hülya Alpaslan’ın etkisiyle meydana geldiğini savunmuştu. Sanığın, annesiyle olan ilişkisinin karmaşık olduğunu ve bu ilişkinin olayların temel nedenini oluşturduğunu iddia ettiği belirtiliyordu.

Duruşmanın en dikkat çekici noktalarından biri, tanıkların ifadeleriydi. M.A., İlayda’nın babası tarafından şiddet gördüğünü ve bu nedenle ailesinden uzaklaştırıldığını, ardından yaşadığı travmaların ve düşüklerinin ardından olayların yaşandığını aktarmıştı. H.A. ise İlayda’nın bebeğini Antalya’da bir klinikte aldırdığını belirterek, olaydan önce ve sonraki iletişimlerini ve İlayda’nın durumunu açıklamıştı. Tanıkların ifadeleri, olayın ardındaki karmaşık ilişkileri ve İlayda’nın yaşadığı zorlu süreçleri aydınlatmaya çalışıyordu. Bu tanık ifadeleri, mahkemenin delil değerlendirme sürecinde önemli bir rol oynamaktaydı.