Türkiye’nin önde gelen perakendecilerinde yaşanan çalışma koşullarıyla ilgili kritik bir durum ortaya çıkıyor. Özellikle A101, BİM ve Bizim Toptan gibi zincir marketlerde çalışan işçiler, yoğun iş yükü, yetersiz ücret, mobbing ve hatta işten çıkarma tehditleri nedeniyle harekete geçti. Bu durum, sadece bu marketlerde değil, tüm perakende sektöründe çalışanların haklarını savunma çabalarına bir kilometre taşı oluşturuyor.

A101’de başlayan protesto eylemi, Bağımsız Market İşçileri Sendikası’nın (BMİS) koordinasyonuyla BİM ve Bizim Toptan’daki uygulamalar da tepkilerin odağına yerleşti. BMİS’in açıklamasına göre, işçiler sadece ağır iş yükü altında ezilmekle kalmıyor, aynı zamanda yöneticiler tarafından tehdit, mobbing ve yalnızlaştırma politikalarıyla da karşı karşıya bulunuyor. Bu durum, işçilerin motivasyonunu düşürüyor ve sağlık sorunlarına yol açıyor.

BMİS Genel Sekreteri Şevval Sarı ve eğitim sekreteri Feyza Kayaaltı, BİM’deki çarpıcı örnekleri gözler önüne serdi. 2026’nın ilk altı ayında 14.9 milyar lira kâr elde eden BİM’de, üç çalışanın üzerine altı kişilik bir iş yükü yüklendiği, işçilerin molaya çıkamadığı ve bu nedenle sağlık sorunları yaşadığı belirtildi. Yöneticilerin haksız baskı uyguladığı ve işçilerin Kod 46 gerekçesiyle haksız şekilde işten çıkarıldığına dair iddialar, işçiler arasında endişe yaratıyor. Bu tür uygulamalar, iş güvencesi ve adil çalışma koşulları için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Bu durum, bilişim sektörüne de yansıyor. Bilişim Emekçileri Sendikası, hazırgiyim markası DeFacto’nun teknoloji departmanında dört çalışanın haksız şekilde işten çıkarılmasına dikkat çekti. Sendika, bu uygulamanın hukuksuzluğunu ve güvencesizliği kınayarak, İstanbul Küçükçekmece’deki DeFacto Genel Merkezi önünde eylem düzenleyeceğini duyurdu. Bu eylem, farklı sektörlerde çalışanların iş güvencesi için ortak mücadele çağrısı olarak değerlendiriliyor. İşçiler, dayanışma içinde birleşerek, haklarını savunacak ve daha iyi çalışma koşulları için mücadele etmeye devam edeceklerdir.