İzmir'de, geçmişte yaşanan karmaşık ve travmatik olaylara ışık tutan davada önemli bir gelişme yaşandı. Fatma Can, boşandığı eşi Şiyar Alpaslan ve Alpaslan'ın annesi Şükran Kıran tarafından uzun süren bir tehdit ve baskı altında olduğunu iddia ederek yasal süreci başlattı. Bu süreçte, Can'ın çocuklarının güvenliği ciddi bir endişe kaynağı olmuş ve olayların ardındaki motivasyonlar tam olarak aydınlanmamıştı.
Duruşma sonucunda, Şiyar Alpaslan tutuklu bulunduğu yerden sanık olarak yargılanmış ve 4 yıl 6 ay hapis cezası ile sonuçlanmıştır. Annesi Şükran Kıran'a ise, Can'a yönelik tehditlerde bulunmaktan dolayı 2 yıl 1 ay hapis cezası verilmiştir. Bu kararlar, uzun süren bir yargılama sürecinin ardından adalet arayışına son noktayı koymuş gibi görünmektedir. Ancak, davadaki bazı noktalarda hala belirsizlikler bulunmaktadır.
Fatma Can, verilen cezaların dosyada uygulanabilecek en üst sınırlarda olduğunu ve sanıkların herhangi bir indirimden yararlanmadığını belirterek, adaletin yerini bulduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, yaşanan olayların sadece tek bir eylemle sınırlı olmadığını, daha geniş bir perspektifte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Can, “Olaylara bütün olarak bakılması gerekiyor” diyerek, olayın tüm yönlerinin incelenmesini ve sanıkların davranışlarının ardındaki nedenlerin anlaşılmasını talep etmiştir. Bu yaklaşımı, adaletin tam ve kapsamlı bir şekilde sağlanmasına katkıda bulunabileceği umudunu taşımaktadır.