Ünlü oyuncu ve yönetmen Müfit Can Saçıntı, Akşehir’de düzenlenen Nasreddin Hoca Şenliği’ndeki bir yorumu nedeniyle başlatılan hukuki süreçte ifade vermek üzere mahkemeye çıktı. Saçıntı, bu süreçte sanatının özgürlüğüne ve mizahın toplumsal değerlere hizmet etme rolüne dair önemli açıklamalar yaptı. İfade sürecinde, 36 yıllık sanat hayatını ve bu alandaki deneyimlerini paylaştı.
Saçıntı, ifadesinde, mizahın mesleğinin olduğunu ve 1990’dan beri bu alanda çalıştığını vurguladı. Olacak O Kadar programındaki görevini ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Üç Baba Hasan adlı oyunu izlemesi sırasında oranda bulunmasını da hatırlatarak, 36 yıldır şakaları nedeniyle suç duyurusunda bulunulmadığını ifade etti. Bu durum, sanatçı için bir şaşkınlık ve memnuniyet kaynağı oldu, çünkü bu kadar uzun bir sürenin ardından ilk kez ifade vermeye zorlanıyordu.
Saçıntı, Nasreddin Hoca’nın 65 yıllık şenliklere olan katkısını ve temsili Hoca’nın seçilmesini bir gurur olarak gördüğünü dile getirdi. Anadolu mizahının, Neyzen Tevfik’ten Karagöz’e Ziya Paşa’ya kadar toplumsal meselelerle ilgili sosyal içerikli olduğunu, Nasreddin Hoca fıkrlarının ise hiçbir zaman sosyal mesaj içermediğini savundu. Bu nedenle, geleneksel Anadolu mizahının, dış mihraklı ve siyasi içerikli mizahın aksine, yerli ve milli bir tavır olduğunu ifade etti.
Saçıntı, şenliklerin açılışında yaptığı konuşmayı da savunarak, Nasreddin Hoca’ya layık bir şekilde, toplumcu ve siyasal mesajlar içeren bir söylev serdetmeye çalıştığını belirtti. Bu ifade, sanatın özgürlüğüne ve sanatçının sorumluluklarına dair önemli bir tartışma başlatırken, Saçıntı'nın mizahın toplumsal bir araç olarak kullanılması gerektiği yönündeki duruşunu da pekiştirdi.