Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York'ta gerçekleşen ‘100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri’ panelinde, iki ülke arasındaki ortaklığın geleceğine dair çarpıcı bir değerlendirme sundu. Bakan Fidan, tarihsel olarak karmaşık ve çeşitli zorluklarla şekillenmiş bu ilişkinin, günümüzün dinamik küresel ortamında yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayarak, ortak hedeflere ulaşmak için stratejik bir yaklaşım sergiledi.
‘İlişkimiz, zamanın ve değişen koşulların sınavından geçmiş, sağlam temellere dayanmaktadır’ diyerek, Fidan, Türkiye ve ABD’nin coğrafi olarak birbirinden uzak olmasına rağmen, uluslararası arenada etkili bir ortaklık kurduğunu ve bu ortaklığın, ihtilaflı dönemlere rağmen devam ettiğini belirtti. Bakan, bu ilişkinin sadece iki ülkenin çıkarları doğrultusunda değil, aynı zamanda bölgesel istikrar ve küresel güvenlik için de kritik bir rol oynadığını ifade etti. Bu hedefe ulaşmak için, ortakların ‘engel ve sınırlamaları kaldırması’ gerektiğinin altını çizdi.
Fidan, günümüzün küresel manzarasında, uluslararası sistemin en büyük dönüşümlerden geçtiğini, güç dengelerinin değiştiğini, ekonomik rekabetin arttığını ve teknolojinin dünyayı yeniden şekillendirdiğini vurguladı. Küresel güvenlik kurumlarının bu değişimlere ayak uydurmada zorlandığını belirterek, Türkiye ve ABD’nin, ortak sorumluluk anlayışıyla enerji, göç, ticaret, terörizm ve gıda güvenliği gibi küresel sorunlara birlikte çözüm üretmesi gerektiğini savundu. Bu süreçte, iki ülkenin deneyim, kapasite ve siyasi iradesinin en önemli unsurlar olduğunu vurguladı.
Bakan Fidan, Türkiye-ABD ilişkilerinin ekonomik ve savunma alanlarındaki potansiyelini de ayrıntılı olarak değerlendirdi. İki ülke arasındaki ticaretin, 40 milyar dolara ulaştığını ve 2025’te ABD’nin Türkiye’nin üçüncü büyük ihracat pazarı ve dördüncü büyük ithalat kaynağı olacağını belirterek, ‘100 milyar dolarlık’ ekonomik hedefin gerçekleştirilmesi için ilave tarifeler gibi engellerin aşılması gerektiğinin altını çizdi. Savunma işbirliğinin ise ‘sınırlamaların kaldırılması’ ve ‘müttefikliğin korunması’ açısından hayati bir öncelik olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki ortak anlayışın somut sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Özetle, Fidan’ın açıklamaları, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı ve ortak hedeflere ulaşmak için net bir yol haritası sunmaktadır.’