Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi'nin aldığı son kararla, uzun süren bir soruşturma ve yargılama sürecinin ardından eski Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar, tutuklu kaldığı süre boyunca yaptığı açıklamalar ve elde ettiği servet göz önüne alınarak tahliyesine karar verdi. Bu karar, yolsuzluk iddialarıyla ilgili tartışmaları daha da alevlendirirken, Acar’ın savunmalarında yaptığı iddialar da dikkat çekiyor.
Mahkeme heyeti, Acar’ın evinde bulunan önemli miktardaki altın, dolar ve euro birikimlerinin yanı sıra, eski yönetici tarafından ‘zekamın karşılığı’ şeklinde ifade edilen malvarlığına dair detayları değerlendirdi. Acar’ın, aylık gelirinin 3 milyon TL olduğu ve emekliliğinden kısa bir süre önce Batman’da bir mercimek fabrikası satın aldığı bilgisi de mahkeme tarafından dikkate alındı. Ayrıca, kendi üzerine kayıtlı 12 gayrimenkulünün de bulunması, Acar’ın malvarlığının kaynağına dair soru işaretlerini artırmıştı.
Davanın ilerleyen aşamalarında, tanık ifadeleri ve deliller, Acar’ın malvarlığının kaynağını açıklamaya yönelik farklı yorumlara yol açtı. Tanık Behice Nilgün Erdem, Acar’a bedelsiz devrettiği gayrimenkulün, geçmişte kendisine verilen mimarlık ve danışmanlık hizmetlerinin karşılığı olduğunu savundu. Acar’ın yeğeni Ahmet Acar ise, Batman’daki miras arazisine otel yapılması için yapılan anlaşma sonucunda Acar’a 300 bin dolar ve 1 kilogram altın verildiğini beyan etti. Bu açıklamalar, Acar’ın malvarlığına dair farklı senaryoları gündeme getirdi.
Mahkemenin son kararı, Acar’ın tutuklu kaldığı sürenin ardından, tahliyesine hükmetti. Bu durum, yolsuzluk soruşturmalarında mahkeme kararlarının, sanığın savunmalarını ve delilleri dikkate alarak nasıl şekillenebileceğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Acar’ın tahliyesi, aynı zamanda, kamuoyunda yolsuzlukla mücadele ve hesap verebilirliğin önemine dair tartışmaları da yeniden alevlendirecek gibi görünüyor.