İzmir'de 2018 yılında meydana gelen ve toplumun hafızasında derin izler bırakan Dorukhan Büyükışık vakası, adalet arayışının yeniden başlamasıyla yeniden alevleniyor. 8 yıl süren bekleyişin ardından, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan kapsamlı bir iddianame, 26 sanığın yargılanmasına zemin hazırlıyor. İddianame, sanıkların ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ ve ‘yalan tanıklık’ suçlarından 6 ay ile 7,5 yıl arasında hapis cezası talep ediyor.

İddianame, olayda yer alan dönemin Narlıdere ilçe emniyet müdürü İ.Y., inşaat şirketinin ortakları M.M.T. ve oğlu M.T.T. gibi önemli isimlerin yanı sıra, olay yeri inceleme ve suç inceleme bürolarındaki görevlilerin de aralarında bulunduğu 25’i tutuklu 26 sanığın suçlu bulunmasını hedefliyor. İddianame, olayın karmaşıklığını ve soruşturma sürecindeki potansiyel eksiklikleri vurgulayarak, gerçeği ortaya çıkarmak için kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiğini savunuyor. Savcılık, sanıkların olay sırasında gerçekleştirebileceği eylemlerin detaylı bir şekilde incelenerek, olayın nasıl ortaya çıktığına dair net bir tablo oluşturulmasını talep ediyor.

İddianame, sadece ölümün nasıl gerçekleştiğini değil, aynı zamanda soruşturma sürecindeki hataları ve eksiklikleri de ele alıyor. Olayın ilk saatlerinden itibaren toplanan delillerin nasıl işlendiği, hangi kişilerin fiili hâkimiyetinde bulunduğu ve delil süreçlerinde sanıkların etkili olup olmadığı gibi konular, iddianame kapsamında detaylı bir şekilde incelenecek. Savcılık, özellikle sanıkların olayla ilgili bilgi saklama veya değiştirme gibi eylemlerde bulunduğuna dair somut delillerin bulunup bulunmadığını araştıracak. Bu kapsamda, otopsi raporu, olay yeri inceleme raporları ve tanık ifadeleri titizlikle değerlendirilecek.

İddianame, Dorukhan Büyükışık'ın sırt bölgesine demir çubukla vurularak öldürülmüş olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor. Bu senaryo, sanıkların delilleri gizleme veya değiştirme eylemleriyle bağlantılı olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, sanıkların olay sırasında gerçekleştirebilecekleri diğer suçlamalar da iddianamede yer alıyor. İddianame, sadece sanıkların cezalandırılmasına değil, aynı zamanda adaletin yerini bulmasına ve Dorukhan Büyükışık ailesinin yıllardır süren mağduriyetinin sona ermesine de katkı sağlaymayı hedefliyor. Bu durum, Türkiye'de adil yargılanmanın ve hukukun üstünlüğünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.”}p>