Almanya'nın otomotiv devi fabrikalarında bir araya gelen iş güvencesi ve üretim korunması talebi, bir anda tüm sektör için bir çalkantı dalgası oluşturuyor. IG Metall liderliğindeki on binlerce çalışan, iş güvencesi ve üretiminin Almanya'da korunması için ülke genelinde gösteriler düzenliyor. Bu durum, sektörün uzun süredir biriken istihdam baskısını daha da tırmandırıyor.
IG Metall'in 21 Eylül'de düzenlediği eylem gününde, Volkswagen, BMW, Mercedes-Benz, Porsche, Audi, Daimler Truck ve Bosch gibi dev otomobil üreticilerinin yanı sıra birçok tedarikçi şirket, farklı kentlerde gösteriler düzenliyor. Sendika, yaklaşık 100 yerel örgütlenme bölgesinde 280'den fazla eylem planlandığını duyurdu. Münih'te BMW fabrikasının çevresinde gerçekleşen araç konvoyu gibi gösteriler, çalışanların taleplerinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Temel talepler, maliyet düşürme programlarının doğrudan istihdam kesintilerine dönüşmemesi, fabrikalara yeni ürün yatırımlarının yapılması, üretiminin Almanya'da tutulması ve çalışma sürelerine yönelik yeni kesintilerden kaçınılması.
Bu çalkantının zamanlaması, Volkswagen'dan gelen bir duyuruyla daha da kritik hale geldi. Şirket, 2026 yılı için daha önce yüzde 4 ile yüzde 5,5 arasında beklediği faaliyet kâr marjını en fazla yüzde 1 seviyesine indirdi. Bu durum, şirketin faaliyet kârını yaklaşık 10 milyar Euro tutarında özel kalemin baskılamasını beklediğini gösteriyor. Porsche'dan gelen değer düşüklüğü, yeniden yapılandırma giderleri ve özellikle Çin'de zorlaşan piyasa koşulları da şirketin genel görünümünü olumsuz etkiliyor. Grup, ilk yarıdaki araç satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,4 oranında düşürerek yaklaşık 4 milyon adetlere geriledi. Çin'deki grup şirketlerinin satışları ise bu düşüşten daha fazla etkilendi.
Volkswagen Grubu, daha rekabetçi bir maliyet yapısına ulaşabilmek amacıyla personel kapasitesini önemli ölçüde azaltmaya hazırlanıyor. Grubun Future Plan 2030 programında, dünya genelinde yaklaşık 50 bin pozisyonluk yeni bir küçülme ihtiyacı ortaya konuldu. Bu sayının yarısı Almanya'da, geri kalanı ise diğer ülkelerde gerçekleşmesi öngörülüyor. Şirket, daha önce Volkswagen, Audi, Porsche ve yazılım şirketi CARIAD kapsamında Almanya'da 2030'a kadar on binlerce pozisyonu azaltmaya yönelik programları da devreye almıştı. Yönetim, bu küçülmenin mümkün olduğunca gönüllü ayrılma ve kademeli emeklilik yöntemleriyle yürütülmesini hedefliyor. Alman otomotiv sektöründeki baskının, yalnızca yüksek işçilik ve enerji maliyetlerinden kaynaklanmadığını, Çinli üreticilerin elektrikli otomobil teknolojideki hızlanması, Avrupa pazarındaki artan rekabet ve Alman markalarının Çin'deki satışlardaki gerilemesinin sektörün geleneksel iş modelini zorladığını da belirtmek gerekiyor.