Anadolu’nun kalbinde, Çorum’un Hattuşa kazıları, tarihin derinliklerinden bir parçayı gün yüzüne taşıdı. Hititlerin başkenti Hattuşa’da yürütülen çalışmalar, Kadeş Barış Antlaşması’na ait, antik dünyanın en değerli diplomatik belgelerinden birine ait yeni bir tablet parçasını ortaya çıkardı. Bu keşif, barışın sadece bir ideal olmadığını, binlerce yıl önce yazılan anlaşmaların temelini oluşturduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından duyurulan buluntu, Büyükkale’deki “E” binası yakınlarında gerçekleştirilen kazılarda elde edildi. Yaklaşık bir yıl süren titiz bilimsel incelemelerin ardından, tabletin Kadeş Barış Antlaşması’nın Akadça yazılmış nüshalarından birinin ön yüzüne ait olduğu belirlendi. Bu parça, iki ülke arasındaki çatışma döneminin ardından imzalanan bu önemli antlaşmanın önemli detaylarını barındırıyor. Özellikle kaçan veya sığınan kişilere yönelik muamele düzenleyen maddeler, o dönemin sosyal ve politik dinamiklerini anlamamıza ışık tutuyor.
Antlaşmanın 12’nci ile 20’nci maddeleri arasındaki bölümleri, Mısır ve Hatti ülkelerinden kaçan kişilerin evlerinin tahrip edilmemesi konusundaki hassasiyetleri ortaya koyuyor. Tabletin kırık ve eksik yapısı, metnin tamamının korunmadığını gösterse de, bu küçük parça bile antik dünyanın diplomatik ilişkilerinin ne kadar karmaşık ve hassas olduğunu gözler önüne seriyor. Bu keşif, UNESCO tarafından 2001 yılında Dünya Belleği listesine dahil edilen Boğazköy/Hattuşa tablet koleksiyonunun zenginliğini ve önemini bir kez daha vurguluyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, buluntuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Barışın binlerce yıllık izini Anadolu’nun toprağında bulduk!” diyerek, keşfin önemine dikkat çekti. Bu keşif, Anadolu’nun barış ve diplomasi tarihindeki köklü yerini bir kez daha ortaya koyarken, insan hayatını ve onurunu koruma sorumluluğumuzu hatırlatıyor. Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere, tüm insanların güven içinde, barış ve huzurla yaşayacağı bir geleceğe dair umutları güçlendiriyor. Hattuşa’daki kazılar, antik dünyanın diplomatik mirasını koruma ve gelecek nesillere aktarma çabalarına önemli katkı sağlayacak.”} attı.