Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 6 Şubat depreminde yıkılarak 35 can kaybına yol açan Ezgi Apartmanı davası, uzun süren yargılama ve detaylı incelemelerin ardından nihai bir noktaya ulaştı. 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararı, depremde hayatını kaybedenlerin yakınları, sanıklar ve taraflar için önemli bir dönüm noktası oluşturuyor. Karar, sanıkların eylemlerinin ‘olursa olsun’ prensibiyle hareket ettiklerine dair somut bir kanıtın bulunmamasına dikkat çekiyor.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan pastaneciler Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’i “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 8’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Ancak, kararda, sanıkların eylemlerinin ‘olası kast’ın tanımını karşılamadığı, yani meydana gelen neticeyi öngörmüş ve bu neticeyi kabullenmiş olmalarıyla birlikte, ‘ olursa olsun’ mantığıyla hareket ettikleri yönünde bir delil bulunmadığı vurgulandı. Bu durum, sanıkların sorumluluğunun ‘bilinçli taksir’ düzeyinde kaldığına işaret ediyor.
Davanın diğer sanıkları; dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan, Sait Avşar, Ali Gemci ve Mehmet Akif Canlı, aynı suçtan iyi hal indirimi uygulanarak 4 yıl 5 ay 10’ar gün hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca, pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı ve kamu görevlileri mimar Mehmet Dişçeken, Mustafa Şirikçi, beraat kararıyla davanın karmaşıklığına bir kez daha ışık tuttu. Mahkeme, bilirkişi raporlarının ve tarafların beyanlarının detaylı bir şekilde değerlendirilerek bu kararı aldı.