Ekonomik manzara, bir tersane gibi, görünüşte güçlü kuruluşların beklenmedik bir şekilde çöküşüyle sarsıldı. Tek bir yatırım şirketinin, köklü holdinglerden daha değerli gösterilmesi, fon mekanizmalarındaki çarpıklığı gözler önüne serdi. Sonuç olarak, yaklaşık bir milyon yatırımcının parası, işleyişi anlaşılmaz hale gelmiş bir sistemde sıkışıp kaldı. Bu durum, bir tür ‘finansal tsunami’ olarak tanımlanabilir miydi yoksa bunun ardında daha derin bir karmaşıklık mı yatıyordu?

Alarm zilleri, krizin potansiyel işaretleri aylar öncesinden yükselmeye başlamıştı. Hazine ve Maliye, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Merkez Bankası’nın açıklamaları, fonlardaki olası krizi işaret ediyordu. Ancak, bu uyarılar, küçük yatırımcıyı etkilemek yerine, sadece bir uyarı niteliğinde kaldı. Bu, düzenleyici kurumların riskleri doğru bir şekilde değerlendiremediği ve yatırımcıları yeterince koruyamadığı bir durumu gösteriyordu.

ABD’li haber ajansı Bloomberg’in, ilgili aracılık kurumunun halka arzından sonraki yüzde 40.000’lik ani yükselişini incelemesi, fonlardaki bazı pozisyonlardaki şüpheli hareketleri gündeme getirdi. Bu durum, sistemdeki manipülasyon ve kontrol eksikliği iddialarını güçlendiriyordu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, Kasım 2025’te bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını bildiğini ve bu konuda sert önlemler alınması gerektiğini vurgulaması, bu endişeleri daha da derinleştirdi.

SPK’nın 18 Eylül 2026 tarihli açıklaması, özellikle serbest ve para piyasası fonları aracılığıyla yaşanan olağandışı fiyat hareketlerini tespit ettiğini gösteriyordu. Bu tespitler, kısa süre sonra Finansal İstikrar Komitesi’ne taşındı ve SPK, çalışma grubu kurarak konuyu daha yakından incelemeye aldı. BDDK, denetim görevini üstlenirken, tasarruf finansman şirketlerine yönelik kısıtlamalar getirdi. MASAK Başkanı Hasan Kaymak’ın, şişirilmiş fonlardaki aşırı para hareketlerini fark etmesi, durumu kontrol altına almaya yönelik ilk adımları işaret etti. Ancak, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan ve Genel Müdürü Korkmaz Ergun, olası riskleri ve fon pozisyonlarındaki şaşırtıcı değişimleri kamuoyuna ikna edici bir şekilde açıklayamadılar. Bu durum, yatırımcıların güvenini daha da zedeledi.