Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un Kırşehir’e gerçekleştirdiği ziyaret, beklenmedik bir şekilde maliyet tartışmalarını yeniden alevlendirirken, siyasi çevrelerde ise geçmişte kullandığı bir benzetme yeniden gündeme geldi. Ülkenin ekonomik durumu sürekli olarak tartışılırken, Meclis Başkanı’nın özel uçakla Kırşehir’e gitmesi, bazı kesimlerce gereksiz harcama olarak değerlendirildi.
Bu seyahat, özellikle İYİ Parti Milletvekili Burak Dalgın tarafından eleştirildi. Dalgın, özel uçakla 1.5 saatlik bir mesafeyi katetmenin, ‘Harun mu Karun mu?’ sorusunu akla getirdiğini belirterek, dinlenme odası ve tuvaletlerin kilitli olması ve DHMİ çalışanlarının eksikliği nedeniyle yaşanan güvenlik zafiyetini vurguladı. Bu durum, şatafatlı seyahatlerin güvenlik risklerini artırdığını gösteriyor.
Eski Gelecek Partili Yavuz Değirmenci de benzer eleştirilerde bulunarak, Numan Kurtulmuş’un hala özel jetle uçtuğunu ve bu durumun, ‘milletin ahı gitmiş vahı kalmış saltanat’ şeklinde bir tablo çizdiğini ifade etti. Bu durum, Kurtulmuş’un geçmişte kullandığı ‘Harun-Karun’ benzetmesi ve bu benzetmeyle ilgili yapılan eleştirilerle paralel bir şekilde, siyasi arenada yeniden tartışma yarattı.
‘Harun-Karun’ örneği, Numan Kurtulmuş’un geçmişte Halkın Sesi Partisi’ni kurarken ve AKP’ye geçişinden önce Erdoğan ve AKP iktidarını eleştirirken kullandığı bir ifadeydi. O dönemde, ‘Harun olmaya geldiler, Karun oldular. Biz AKP gibi firavunlaşmayacağız’ diyerek sert bir şekilde uyarıda bulunmuştu. Ancak bu eleştiri, Kurtulmuş’un AKP’ye geçişinden sonra uzun süre unutulmuştu. Şimdi ise bu eski benzetme, maliyet tartışmalarının ve güvenlik zafiyetlerinin bir araya gelmesiyle yeniden gündeme gelerek, dikkatleri üzerine çekti.