Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddialı bir yasa dışı bahis ve kara para soruşturması, medya dünyasına damga vurdu. Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı (ROK) ve 135 kişi, bu karmaşık finansal ağın merkezinde yer alarak tutuklandı. Operasyon, yüzlerce online bahis platformunun yanı sıra, kimlik hırsızlığı yoluyla elde edilen ve milyarlarca lira tutarında olan kredi kartı fonlarının aklanmasıyla ilgili derinlere indi. Operasyonun ortaya çıkardığı bilgiler, devasa bir finansal suç örgütünün ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyet gösterdiğini gösteriyor.
Operasyonun merkezinde, paravan şirketler, sanal POS sistemleri, geleneksel kuyumcular ve elektronik ödeme kuruluşları aracılığıyla para aklama yöntemlerinin kullanılması yer alıyor. Polis kaynakları, bu ağın, kredi kartı borçlarını ortadan kaldırmak amacıyla PERPA’da tanışan Kütahyalı ile bağlantılı kişilerin, POS cihazlarından para çekme karşılığında komisyon almalarını içerdiğini iddia ediyor. Ancak, MASAK’ın (Mali Suçları Araştırma Kurumu) yaptığı detaylı analizler, Kütahyalı’nın hesaplarına 6 farklı ödeme kuruluşundan gelen yüksek miktardaki transferleri ortaya koyuyor. Bu durum, Kütahyalı’nın finansal faaliyetlerinin çok daha geniş bir yelpazede yürütüldüğünü gösteriyor.
Operasyonun kapsamında, İstanbul Maltepe ve Şişli bölgelerinde bulunan 7 yazılım/bilişim şirketi, milyonlarca liralık şüpheli transferlerin yönetilmesinde kritik bir rol oynamış. Bu şirketlerin aynı adreslerde bulunması, operasyonun finansal ağın karmaşık yapısını daha da vurguluyor. MASAK’ın yaptığı analizler ve soruşturma dosyaları, yaklaşık 100 milyar Türk Lirası ve 2 milyar Amerikan Doları civarında şüpheli para hareketlerinin ve aklama faaliyetlerinin tespit edildiğini gösteriyor. Bu tespitler, örgütün ulusal ve uluslararası finans sistemlerinde ciddi bir tehdit oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Operasyonun ilginç bir dönüm noktası ise Kütahyalı’nın emniyetteki sorgusu sırasında ortaya çıktı. Kütahyalı, eşinin ve kızlarının yaşadığı psikolojik zorlukları dile getirerek, “Hamile eşim ve 12 yaşındaki ikiz kızlarım süreç nedeniyle büyük psikolojik yıkım yaşıyor. Eşim her gün ağlıyor. Düşük yapmasından korkuyorum” şeklinde ifadede bulundu. Ayrıca, operasyon kapsamında ortaya çıkan mal varlığı bilgileri de büyük dikkat çekti. Kütahyalı’nın mülklerinde yer alan 2009 model Jaguar marka araç, Sarıyer’deki apartman dairesi, İzmir Göztepe’deki apartman dairesi ve Üsküdar Çengelköy’deki Sultan Makamı Konutları’nda bulunan 900 metrekarelik bahçe dubleksi gibi yüksek değerli mülkler, soruşturmanın derinliğini daha da artırdı. Örgütün lideri Selahattin Akın Uzun’un kimliği de hala merak konusu.
Avukat Merve Uçanok’un müvekkilinin savunmalarında, Kütahyalı’nın 2017-2020 aralığında işsizlik döneminde, daha önceki yüksek mal varlığına sahip olduğu ve bu varlığı farklı finansal stratejilerle yönettiği vurgulanıyor. Uçanok, müvekkilinin “hesabındaki parayla oynamayı sevdiği”ni belirterek, 300 milyon TL civarında bir mal varlığına sahip olduğunu ifade etti. Bu gelişmeler, Türkiye’deki finansal suçların ve kara para aklama faaliyetlerinin karmaşıklığına ve bu tür operasyonların önemine dikkat çekiyor.