Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın NTV’deki canlı yayındaki değerlendirmeleri, terör örgütü PKK’nın silah bırakma sürecinde beklenen ilerlemenin sağlanamaması konusundaki endişeleri tazeledi. Örgütün Mayıs 2025’te kendisini feshettiğini ve silahlı mücadeleye son verdiğini ilan etmesine rağmen, bir yıldan fazla bir sürenin geçtiği ve somut adımların atılmadığına dikkat çekti. Fidan, sürecin daha hızlı ilerlemesini talep ederken, yalnızca beyanların ve iradelerin yeterli olmadığını, tehdidin ortadan kalkmasının sağlanması gerektiğini vurguladı.
Bu durum, iktidar çevrelerinde bir rahatsızlık yaratmış gibi görünmektedir. Cumhuriyet’e konuşan AKP kaynakları, Fidan’ın sözlerinin, sürecin yavaş ilerlemesine yönelik bir endişeyi yansıttığını belirtti. İktidar, PKK ve DEM Parti’nin tutumunu süreçteki gecikmelerin sorumlusu olarak değerlendiriyor ve örgütün daha güçlü ve kararlı adımlar atmasını talep ediyor. Sadece sembolik adımların yeterli olmadığı, örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve bu silahların imhasının sağlanması gerektiği vurgulanıyor.
Silah bırakma sürecinin değerlendirilmesinde MİT’in rolü de kritik öneme sahip. AKP kaynakları, silahların imha edilmesinin ardından MİT tarafından sahada teyit edilmesi gerektiğini, MİT’in hazırlayacağı raporların sürecin ilerleyip ilerlemediğinin belirlenmesinde temel ölçüt olacağını açıkladı. Bu durum, sürecin objektif bir şekilde değerlendirilmesi ve net sonuçlar elde edilmesi açısından önemli bir mekanizma oluşturuyor.
Sürecin gecikmesinin yalnızca Irak’ın kuzeyindeki operasyonlardan kaynaklanmadığına dikkat çekilerek, Kandil ve Suriye sahalarının da etkili olduğu belirtildi. İktidar, örgütün fesih açıklamasının devlet açısından yeterli olmadığını ve sahada karşılığının görülmesinin gerektiğini vurgulayarak, sürecin başarıya ulaşması için PKK’nın daha somut adımlar atmasını bekliyor. Bu beklenti, sürecin geleceği açısından kritik bir belirleyici unsur olacak gibi görünüyor.