İstanbul'da yargı süreçlerine müdahale iddialarıyla ilgili devam eden soruşturma, beklenmedik bir dönüşümle sonuçlandı. Savcının odasında çekilen fotoğraflarıyla uzun süredir gündemde olan avukat Buket Tekışık, bu kez “yargısal süreçlere menfaat karşılığı müdahale” suçlamasıyla gözaltına alındı ve ardından tutuklandı. Bu gelişme, adalet sistemine dair tartışmaları daha da alevlendirdi.
Soruşturmanın merkezinde, 2 yıl önce çekilen ve Buket Tekışık’ın savcının odasında verdiği bir pozla ortaya çıkmış fotoğraflar yer alıyor. O dönem sosyal medyada geniş yankı bulan bu görüntü, disiplin soruşturmasına yol açmış, Tekışık’ın savunmalarında fotoğrafların savcı odası boşken hatıra amacıyla çekildiğini belirtmesine rağmen, iddialar devam etmişti. Tekışık’ın, “Ben asla kaybetmem, ya kazanırım ya da öğrenirim” şeklinde yaptığı bir paylaşım, o dönemde dikkat çekmiş ve bu yeni gelişmeyle yeniden gündeme geldi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, 2022-2024 yılları arasında İstanbul’daki adliyelerde yargısal süreçlere menfaat karşılığında müdahale edildiği iddiaları üzerine başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında, Musa Ş.’nin önderliğinde faaliyet gösterdiği iddia edilen bir çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu ve bu örgütün yargı süreçlerine müdahale ettiğine dair kanıtlar bulunmuştu. 2’si avukat olmak üzere 5 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, ardından emniyetteki işlemlerinin ardından 5 isim tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Tekışık’ın bu tutuklamayla birlikte süreçte de yer almaya devam ediyor.
Tekışık’ın, hakkındaki iddialara ilişkin açıklamalarında, kendisine yönelik bir “linç politikası” yürütüldüğünü savunurken, mevcut deliller ve soruşturma sonuçları bu iddiayı ciddi şekilde sorgulanak bırakıyor. Savcının odasında çekilen fotoğrafların ve diğer iddiaların bir araya gelmesi, Buket Tekışık’ın yargı sistemine dair karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Bu durum, hem avukatın hem de adalet kurumunun geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabilir.