Günlük yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası olan tarımsal ürünlerin, tarladan tüketiciye ulaşana kadar yaşadığı süreçte yaşanan fiyat artışları, giderek artan bir endişe kaynağı oluşturuyor. Özellikle yaş sebze ve meyve piyasasında, dağıtımcı firmaların manipülasyonuyla oluşan fahiş fiyatlar, üreticilerin ve tüketicilerin haklarını koruma konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor. Adana Tarım Platformu Sözcüsü Cahit İncefikir, bu soruna çözüm olarak üretici birliklerinin etkinleştirilmesini ve devlet desteğinin sağlanmasını öneriyor.

Üretici birliklerinin, çiftçi ve köylünün ürünlerini topladığı, arz ve talebe göre piyasaya sürdüğü, hatta doğrudan marketlere satış yaptığı bir modelin hayata geçirilmesinin, tedarik zincirindeki fiyat artışlarını önemli ölçüde engelleyebileceği belirtiliyor. Bu modelde, ürünlerin tarladan markete kadar olan süreçte denetimi artırmak ve her bir aşamadaki maliyetlerin şeffaf bir şekilde belirlenmesini sağlamak, fahiş fiyatlandırmanın önüne geçilmesinin ilk adımı olacaktır. Mevcut durumda, bir ürünün tarlada 6-7 liraya satılıp, markette 60-70 liraya çıkması gibi durumlar, tüketicilerin mağduriyetine yol açarken, üreticilerin de gelirlerini olumsuz etkiliyor.

Cahit İncefikir, ürünün üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar çok sayıda tüccar ve tedarikçinin elinden geçmesinin, fiyat artışına neden olduğunu vurguluyor. Bu durum, aradaki her bir aracının kar payı, tedarikçilerin birbirine devrettiği durumlar ve son satılan noktada fahiş fiyatlandırma gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor. Bu nedenle, tedarik zincirinin mümkün olduğunca kısaltılması ve ürünlerin doğrudan üreticiden tüketiciye ulaştırılması, fahiş fiyatlandırmanın önüne geçmenin en etkili yoludur. Bu yaklaşım, tüketicilerin daha uygun fiyatlarla kaliteli ürünlere erişmesini sağlayacak ve üreticilerin de gelirlerini koruyacaktır.

Sonuç olarak, fahiş fiyat farklarının son bulması için üretici birliklerinin devreye girmesi ve devletin bu birliklere gerekli destekleri sağlaması hayati önem taşıyor. Üretici birlikleri, arz ve talebi dengeleyerek piyasayı istikrarlı bir şekilde tutabilir, üreticinin kazanacağı en iyi rakam ve tüketicinin de bunu alabileceği en uygun rakam ile eş değer bir fiyat belirlenmesini sağlayabilir. Bu sayede, hem tüketiciler hem de üreticiler korunmuş olacak ve sağlıklı bir tarım ekonomisi desteklenmiş olacaktır.