Günümüzün akıllı telefonları, sadece iletişim kurma yetenekleriyle değil, aynı zamanda içerisinde barındırdıkları sayısız sensörlerle de hayran bırakıyor. Bunlardan biri, pusulanın yönünü belirleyen manyetometre. Bu küçük cihaz, aslında sadece yön tayin etmekle kalmıyor; yakındaki metal nesnelerin oluşturduğu manyetik alan değişimlerini de algılayabiliyor. Ücretsiz olarak indirilebilen uygulamalar sayesinde, bu sensörler sayesinde telefonlar, basit birer metal dedektörü haline geliyor.
Manyetometre, temel olarak dijital pusulanın çalışmasını sağlayarak cihazın yön bilgisini doğru bir şekilde belirliyor. Dünya'nın manyetik alanını sürekli ölçerek telefonun hangi yöne baktığını tespit ediyor. Bu durum, bazı navigasyon uygulamalarında cihazın yönünün yeniden kalibre edilmesi gerektiğinde, kullanıcıdan telefonu havada belirli bir şekilde hareket ettirmesini istemelerine neden oluyor. Ancak, bu temel işlevin ötesinde, manyetometre, yakındaki metal nesnelerin oluşturduğu manyetik alan değişimlerini algılayarak, kullanıcıya potansiyel bir metal kaynağı hakkında bilgi sunabiliyor.
Sensör, manyetik alanın gücünü 3 farklı eksende ölçüyor ve bu değerleri birleştirerek toplam manyetik alan değerini hesaplıyor. Dünya'nın yüzeyindeki manyetik alan, bulunduğunuz konuma göre yaklaşık 25 ila 65 mikrotesla arasında değişiyor. Bir mıknatıs veya güçlü manyetik özellik gösteren bir metal nesne yakına yaklaştığında, sensörün ölçümü belirgin bir şekilde değişiyor. Bu değişiklik, uygulamalar tarafından ekranda sayısal değer, grafik veya hareketli bir gösterge olarak kullanıcıya sunuluyor. Bu sayede, telefon bir çivi, vida, menteşe veya metal boru gibi nesnelerin yakınında tepki verebiliyor.
Ancak, bu yöntemin sınırlamaları da bulunuyor. Manyetometre, metalin kendisini değil, metalin oluşturduğu veya değiştirdiği manyetik alanı algılıyor. Demir, nikel ve kobalt gibi ferromanyetik metaller sensörde daha belirgin bir tepki oluştururken, alüminyum, bakır ve altın gibi manyetik olmayan metaller bu yöntemle tespit edilemiyor. Ayrıca, algılama mesafesi oldukça sınırlı olup, genellikle sadece birkaç santimetrelik bir alanı anlamlı sonuçlar veriyor. Telefonun hoparlörü, mıknatıslı kılıfı veya yakınındaki diğer metal parçalar da ölçümü etkileyebiliyor. Bu nedenle, daha doğru bir sonuç almak için cihazın çevresindeki diğer manyetik kaynaklardan mümkün olduğunca uzak tutulması gerekiyor. Profesyonel metal dedektörlerinin sunduğu imkanlara kıyasla, akıllı telefonun manyetometresi sınırlı kalıyor. Toprağın altında bulunan nesneleri aramak veya manyetik olmayan metalleri tespit etmek söz konusu olduğunda bu yöntem oldukça yetersiz kalıyor. Ancak, günlük hayatta küçük işler için işe yarayabilir. Örneğin, mobilyanın arkasına düşen bir metal parçayı bulmak, bir duvardaki çivinin yerini yaklaşık olarak belirlemek veya yakındaki bir manyetik nesneyi tespit etmek için telefonun sensörü kullanılabilir.