Tahran, ABD ile devam eden gerilimin tırmanma riskine karşı yeni bir strateji belirledi. Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Katar ve Pakistan aracılığıyla yürütülen arabuluculuk çabaları çerçevesinde, savaşın sona ermesi için İran'ın kabul edeceği şartları detaylandırdı. Bu hamle, Washington'un potansiyel müzakere tavrını şekillendirme hedefiyle atıldı.

Rızai, İran'ın ‘sonuçları belirleyecek bir savaşa’ hazır olduğunu vurgulayarak, ABD'nin Haziran ayındaki mutabakat zaptından çekilmesinin ardından Washington'un İran'a yönelik stratejisinde önemli bir değişime yol açtığını savundu. Trump'ın hesaplamalarının hatalı olduğunu ve İsrail Başbakanı Netanyahu'nun baskısının da bu durumun bir parçası olduğunu iddia etti. İran, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına ve özellikle de Suudi Arabistan ile Yemen arasındaki çatışmalara da dikkat çekerek, bölgesel istikrar için aktif rol oynamayı sürdürmeyi hedefliyor.

İran'ın öne sürdüğü şartlar arasında, tüm cephelerdeki savaşın sonlandırılması, İran'a ait dondurulmuş kaynakların serbest bırakılması ve İran limanlarına yönelik ablukanın kaldırılması yer alıyor. Ayrıca, Suudi Arabistan ile Yemen'deki Husilerin arasında arabuluculuk yapmayı ve çatışmaların sona ermesini sağlamayı da önemsiyor. İran, ABD'nin hava saldırılarına karşı koymaya yönelik hazırlıklarını da artırarak, ABD üslerinin ve Washington'ın bölgedeki çıkarlarının hedef alınabileceğini ima etti.

Son olarak, İran'ın ABD'ye ait bir uçak gemisine yönelik gemisavar füze fırlatma testi, İran'ın savaş durumunda ABD'ye karşı caydırıcı bir güç olduğunu gösteriyor. Bu durum, İran'ın savunma kapasitesine olan güvenini ve ABD'ye karşı stratejik bir duruş sergileme niyetini ortaya koyuyor. Bu gelişmeler, bölgedeki güvenlik dengesini yeniden şekillendirme potansiyelini taşıyor.