Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, güncel jeopolitik tabloyu değerlendirirken, özellikle Suudi Arabistan’daki hassas durum üzerine yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Suriye’deki karmaşık siyasi manzarayı ve ilgili aktörler arasındaki diyalog ihtiyacını vurgulayarak, “İki devlet arasındaki projelerin düzenli gözden geçirilmesi ve yakın işbirliği, Suriye’deki istikrar ve kalkınma hedeflerimize ulaşmamız için kritik öneme sahip” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanımızın da benzer bir vizyon sergilediğini ve bunu ilgili taraflara ilettiğini belirterek, bölgesel barış ve güvenliğe katkı sağlamaya devam edeceklerini ifade etti.
Netanyahu hükümetinin son dönemde sergilediği dış politikası ve özellikle bölgedeki provokatif hamleleri üzerine Bakan Fidan, “Türkiye, bu tür kışkırtmalara karşı hassas bir yaklaşım sergileyecektir. Bölgede köklü ortaklarımızın varlığı ve uluslararası arenadaki itibarımız, bu türden manipülasyonlara karşı bir zırh gibi işlev görüyor” şeklinde güçlü bir uyarı yayınladı. İsrail’in bölgesel dengeyi bozma potansiyelini ve bunun beraberinde getireceği sonuçları eleştirerek, barışçıl ve işbirliğine dayalı bir yaklaşımın hayati önem taşıdığını vurguladı.
Körfez ülkelerindeki gerilim ve özellikle İran’ın rolüyle ilgili değerlendirmelerde, “Müzakerelerde tıkanıklıklar yaşanabilirken, ekonomik etkiler giderek artmaktadır. Yeni tekliflerin kabul görmesi ve krizin tolere edilebilir sınırlarının aşılmaması için diplomatik çabaların yoğunlaştırılması gerekmektedir” diyerek, Mekke İttifakı’nın bu karmaşık ortamda kritik bir rol oynayabileceğine işaret etti. Mekke İttifakı’nın, bölgesel sorunlara bölgesel çözümler üretecek bir platform olarak değerlendirildiğini ve Suudi Arabistan’ın egemenliğine yönelik saldırıları kınadığını belirtti.
Gazze ve Batı Şeria’daki acil insani durum ve barınma sorunları hakkında Bakan Fidan, “İnsani yardımın hızla ve etkili bir şekilde ulaştırılması, barınma koşullarının iyileştirilmesi, acilen hayata geçirilmelidir. Ancak, İsrail’in engelleyici politikaları, bu çabaları olumsuz etkilemektedir. Hamas’ın karakteri ve Arap ülkelerinin şerhleri, çözüm sürecini daha da karmaşık hale getirmektedir” şeklinde endişesini dile getirdi. Karadeniz’deki karşılıklı saldırılarla ilgili olarak ise “Bu türden çatışmaların kalıcı sonuç üretmesi beklenmemektedir” diyerek, Türkiye’nin uluslararası hukuk ve diplomatik ilkeler çerçevesinde hareket etmeye devam edeceğini vurguladı.”}”>p>”}