Karanlık tarlaların üzerine doğan güneş, Kazımkarabekir'de yeni bir umut ışığı yaratıyor. 25 kilometre kent merkezine uzanan, 220 bin dekar arazide hubar ve baklagil çeşitlerinin yetiştirildiği bu bölgede, doğanın zorlu koşullarına meydan okuyan bir ürün, çiftçilerin hayatlarını değiştiriyor. Coğrafi işaretli Kazımkarabekir kabak çekirdeği, bölgenin kurak iklimine ve toprağına uyum sağlayarak, beklenmedik bir başarıyla öne çıkıyor.

İlçenin İl Tarım ve Orman Müdürü Ayşe Koca, bu mucizevi ürünün potansiyelini vurgularken, “Bölgenin kendine özgü iklim koşulları – gece ve gündüz sıcaklıklarındaki ani değişimler, humuslu toprak yapısı ve uzun güneşlenme süresi – çekirdeğin benzersiz aromasına katkıda bulunuyor. Bu da, çekirdeğin pazar değerini artırıyor ve coğrafi işaretli olması, talebi daha da yükseltiyor” dedi. Yaklaşık 5 bin 300 dekarlık bir alanda yoğunlaşan üretim, Karaman'ın çerezlik kabağı üretiminin %65'ini karşılamakta ve 2025 TÜİK rakamlarına göre 500-600 ton civarında bir hasat hedefi koyuyor.

Özyurt Mahallesi'nin muhtarı ve üreticisi İlyas Tok, çekirdeğin kıraç arazilerde bile başarılı bir şekilde yetiştiğini ve çiftçilere alternatif bir gelir kaynağı sağladığını anlatıyor: “Daha önce, kurak koşullarda ekim yapmanın riskli olduğunu düşünüyorduk. Ancak bu çekirdek, hem sulak hem de kıraç arazilerde verimli bir şekilde yetişiyor. Dekardan 100-160 kilo civarında ürün alıyoruz ve bu, ailemiz için önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor.” Çekirdeklerin, yemesi kolay, ince kırıntı yapısı ve lezzetli aroması, hem yerel pazarda hem de çevre illerdeki kuruyemiş firmaları tarafından büyük ilgi görüyor.

Kazımkarabekir'in bu gizli mucizesi, su kıtlığına rağmen verimli bir tarım yapısının mümkün olduğunu gösteriyor. Çiftçiler, doğanın sunduğu fırsatları en iyi şekilde değerlendirerek, hem kendi geçimlerini sağlamak hem de bölgedeki tarımsal çeşitliliği artırmak için yeni bir yol haritası çiziyor.