Silivri Cezaevi'nin karanlık sırlarını açığa çıkarmaya yönelik devam eden operasyonlarda, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında önemli bir dönüm noktası yaşandı. İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı olarak gerçekleştirilen hassas operasyonlar sonucunda, dönemin yetkilileriyle Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı, adeta bir bulmaca gibi uzun yıllardır çözüme kavuşturulmayan olayla yeniden bağlantılı hale geldi.
Operasyon kapsamında, emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve uzun yıllardır soruşturmanın peşinde olan, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur gözaltına alındı. Uğur, KKTC’de bulunurken tespit edilmiş ve İstanbul’a getirildi. Yıldırım ise adli kontrol kararıyla ev hapsiyle serbest bırakıldı. Bu gelişme, soruşturmanın yeni bir boyut kazanmasına ve olayın ardındaki gerçeklerin daha yakından incelenmesine zemin hazırladı.
Gözaltına alınan eski Başsavcı Ali İşgören ve Cezaevi Savcısı Necip Doğan, ‘suç örgütüne üye olma’ suçlamasıyla Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak, adli süreçte yerlerini aldı. Bu tutuklamalar, soruşturmanın ilerlemesi ve şüphelilerin ifadelerinin alınması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. İşgören ve Doğan’ın, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin iddialarıyla bağlantılı olarak suçlu bulunup bulunmayacağı, yargılamada belirlenecek.
Hasan Atilla Uğur, operasyon sonrası yaptığı açıklamada, Kozinoğlu’nun kaybının ardından yaşanan karmaşayı ve soruşturmanın uzun sürmesine neden olan faktörleri eleştirirken, gerçeğin en kısa sürede ortaya çıkmasını umutlarını dile getirdi. Uğur, uzun yıllardır bu soruşturmanın sonuçlanması için çabalayan, hatta konuyla ilgili kitaplar yazıp televizyon programlarında değerlendirmeler yapan bir isim olarak, bu sürecin önemine vurgu yaptı. Soruşturmanın, FETÖ’nün geçmişteki faaliyetlerini de ortaya çıkararak, Türkiye’nin güvenliğine yönelik ciddi bir tehdidin habercisi olabileceği ihtimalini de gündeme getirdi.