Türkiye’nin finans dünyasında çalkantılı bir dönem yaşanıyor. Sermaye piyasalarında devasa bir büyüme, ardından gelen düzenleyici tedbirler ve bu büyümenin arkasındaki isimler, yatırımcıların ve ekonomistlerin dikkatini çekiyor. 131 yatırım fonunun tasfiyesiyle başlayan bu süreç, 17 milyar dolardan 24 milyar dolara yükselen bir rakamla, piyasaların geleceği hakkında önemli soruları beraberinde getiriyor.
Bu büyümenin merkezinde, özellikle Hedef Holding’in yükselişi dikkat çekiyor. 1980’lerde Kapalıçarşı’da döviz ve altınla başlayan, 2020 sonrası hız kazanan bu finansal serüven, günümüzde 34 şirketi ve 2 milyon müşterisiyle dev bir yapıya dönüştü. Hedef Holding’in varlıkları, 2024 sonunda 3.2 milyar lirayken, Haziran 2026’da 8.9 milyar lirayı aştı. Şirketin piyasa değeri ise Ağustos 2026’da 1.1 trilyon liraya ulaşarak Koç Holding, THY, TÜPRAŞ gibi dev şirketleri geride bıraktı. Bu hızlı büyüme, 2025’te 100 milyon dolarlık yatırım planlarıyla destekleniyor. Ancak bu büyümenin nasıl mümkün olduğunu sorgulamak, piyasa düzenlemelerinin ve yatırımcı güveninin önündeki en büyük engel.
Bu büyümenin ardında, güçlü ailelerin etkileri de yer alıyor. Özellikle Arkas’ın Gökalp ailesi, finans dünyasında adından söz ettiriyor. Yönetim Kurulu Başkanı Namık Kemal Gökalp ve eşi Sibel Gökalp’ın liderliğindeki grup, 2025’te çok daha hızlı büyüyeceğini iddia ediyor. Ancak Tera ve Pusula gibi isimlerin de bu büyüme sürecinde rol oynadığı bir gerçek var. Emre Tezmen’in babası Oğuz Tezmen’in uzun ve başarılı kamu kariyeri, 2005’te Tera Portföy’ün kurulmasıyla birleşince, piyasada önemli bir etki yaratmış durumda. Tera Portföy’ün yönettiği varlık 2024 sonunda 3.6 milyar liraydı, ancak bir yıl içinde 130 milyar lirayı aştı. Bu, yüzde 3 bin 496’lık bir artışa karşılık geliyor.
Bu devasa büyüme, 2025’in son çeyreğinde SPK’nın uyarı ettiği gibi, açıklanamayan fiyat hareketlerine yol açmıştı. Bu durum, 2 Aralık 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi’nin önüne gelmiş, ardından Ağustos 2026’da önlemler alınmıştı. Şimdi ise soru şu şekilde havada asılı duruyor: ‘Madem gördünüz, nasıl bu kadar büyüme izniniz verildi?’”}p>