Türkiye’nin siyasi arenasına önemli bir katkı sağlayacak söyleşi etkinliği, Ankara’nın kalbinde gerçekleşti. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın Barış Terkoğlu ile “Kemal Okuyan ile Söyleşi: Komünistliğin Ne Lüzumu Var?” adlı kitabının imza ve tartışma platformu olma özelliğiyle dikkat çekti. Etkinlikte, Okuyan’ın Türkiye’nin mevcut durumuna dair keskin gözlemleri ve çözüm önerileri, geniş kitleler tarafından ilgiyle takip edildi.

Söyleşinin başında, kitabın 1. haftasında 3. baskı yapmasının önemine işaret edildi. Terkoğlu, kitabın, Okuyan’ın güncel meselelere yönelik analizlerini ve değerlendirmelerini içerdiğini vurgulayarak, okuyuculara ışık tutma amacını belirtti. Okuyan, konuşmasının başında, “Bugüne sıkışmış haberler var. Mesela yatırım şirketleri. Adalet Bakanı’nın çıkıp; ‘Erdoğan’ın seçilmesi için seçim yapacağız’ demesi... Bunları üst üste koyunca Komünizmin lüzumu ortaya çıkıyor. Kitapta şunu anlatmaya çalıştık; bunlar oluyor çünkü sistem tıkanmış durumda,” diyerek, Türkiye’nin içinde bulunduğu karmaşık durumu çarpıcı bir şekilde özetledi. Terkoğlu’nun, “İnsanlar, yoksulluğun bu kadar arttığı bir dünyada bu kadar doğruyu söylemenize karşın neden arkanızda durmuyor?” sorusuna Okuyan’ın verdiği yanıt, toplumun gerçeklikle bağını koparmış, sorunlara çözüm üretme çabalarına yeterince destek vermediğini gösterdi.

Okuyan, Türkiye’nin geleceğine dair vizyonunu, “Türkiye’yi biz kendi kadrolarımızla yönetiriz kadar kafayı yemedik. Bu ülkenin yurtsever cumhuriyeçi kaynağı var, bunlarla yönetiriz” sözleriyle açıkladı. Ancak, söyleşinin ilerleyen kısımlarında, sadece “yurtsever” olmanın yeterli olmadığını, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlara gerçekçi ve çözüm odaklı bir yaklaşımla müdahale edilmesi gerektiğini vurguladı. “Siz bu ülkeyi yönetebilir misiniz?” sorusuna verdiği yanıt, hem Türkiye’nin yönetimindeki temel sorunlara işaret ederken, aynı zamanda TKP’nin bu sorunlara çözüm getirme kapasitesine olan inancını da ortaya koydu. Okuyan, “Diyelim ki Erdoğan kaybetti, o akşam mutlu olan insanların parçası oluruz. Ama Türkiye’nin hiçbir sorunu bitmez. Hatta bu korkunç yapı referans noktasını yitirdiğinde alternatifini hızlıca üretmezsek, felakete sürükleniriz. Erdoğan gitsin, gidince sorunlar çözülecek; bu böyle değil. Bu bir tuzak, kolaycılık. Şimdi adam diyor ki 'Erdoğan'ı seçmek için seçiyoruz' diyor. Bu noktaya geldik,” diyerek, Türkiye’nin geleceği hakkında ciddi bir uyarıda bulundu.

Söyleşide ayrıca, siyasi partilerin birbirini taklit etmesi, düzenin değişmeyeceğine dair insanların inançları ve toplumun sol hareketine yönelik tutumları da ele alındı. Terkoğlu’nun, “İnsanlar kötü niyetten değil, bu düzenin değişmeyeceğine inanıyor. Anketlere bakıyorum, insanların 2. tercihinde daha görünürsünüz. Bunu nasıl aşacaksınız?” sorusuna Okuyan’ın verdiği yanıt, Türkiye’nin siyasi sistemine dair temel bir sorunu ortaya koydu. Okuyan, “Bazen sokak röportajlarını izliyorum, ‘Komünistlere oy vereceğim, onlar iyi insanlar’ diyor. Sanırım sorunun cevabı burada. İyi insanların başarılı olabileceğine inancını kaybetti toplum,” diyerek, toplumun mevcut durumu hakkında önemli bir değerlendirme yaptı. Söyleşinin sonunda, Türkiye solunun geleceği, Cumhuriyet değerlerine bağlı bir siyaset üretimi ve halkın gerçek sorunlarına çözüm odaklı bir yaklaşım üzerine yoğunlaştığı vurgulandı.”}”çalışması sonucunda ortaya çıkan bulgular, okuyuculara yeni bir bakış açısı sunuyor.”