Eğriboz Adası’nda yaşanan 4,4’lük sarsıntı, jeoloji dünyasında dikkatleri yeniden bir kez daha üzerine çekti. AFAD’ın kaydettiği 09.42’deki deprem, 5,46 kilometre derinliğinde gerçekleşti ve ilk raporlarda herhangi bir can kaybı veya yapısal hasar bildirilmedi. Ancak, bu durumun ardında yatan jeolojik gerçekler, uzmanların uyarılarını daha da aciliyetli hale getiriyor.

Yer bilim uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Eğriboz Adası’ndaki depremin ardından yaptığı değerlendirmede, Kuzey Anadolu Fayı’nın (KAF) hem Marmara Bölgesi’nde hem de Yunanistan’da gerilmeye devam ettiğini vurguladı. Görür, bu gerilmenin, benzer büyüklükte sarsıntıların olasılığını artırdığını ve bölge halkının tetikte olması gerektiğini belirtti. Yunanistan’daki 4,4’lük depremin, bu gerilmenin bir göstergesi olarak kabul edildi.

Görür’ün açıklamaları, Marmara Deprimi’nin ardından yapılan bilimsel çalışmaların önemini bir kez daha ortaya koyuyor. KAF’ın sürekli gerilmesi, bölgede uzun vadede büyük depremlerin meydana gelme potansiyelini artırıyor. Bu nedenle, jeolojik risklerin sürekli olarak izlenmesi ve önlem alması büyük önem taşıyor.

Uzman, aynı zamanda Yunanistan’daki depremin, Türkiye’nin jeolojik yapısıyla olan bağlantıyı da gözler önüne seriyor. Bölgesel fay sistemlerinin birbirine bağlılığı, sarsıntıların bir bölgede başlamasıyla diğer bölgelerde de risklerin artmasına neden olabilir. Bu nedenle, Türkiye’nin deprem güvenliği stratejilerinin, bölgesel riskleri de kapsaması gerekiyor.