Ekonomi çevrelerinde son dönemde yaşanan belirsizliklere karşı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, canlı bir basın toplantısıyla piyasalara önemli bir mesaj verdi. Bakan Şimşek, mevcut durumun genele yayılmış bir kriz olmadığını, aksine sınırlı sayıda fonlardaki yapısal sorunlardan kaynaklandığını vurgulayarak yatırımcıların güvenini yeniden tesis etmeyi hedefledi. ‘Karantina’ uygulaması ile sorunlu fonların izole edildiğini ve piyasanın genel yapısı üzerinde herhangi bir olumsuz etki yaratmayacağını savundu.
Şimşek'in açıklamalarından öne çıkan temel noktalar şunlardı: Öncelikle, piyasalardaki dalgalanmaların kaynağının, serbest fonlar adı verilen ve hedge fonlara benzer nitelikte olan yatırım araçları olduğunu belirtti. Bu fonların, 2019’dan itibaren işlem görmeye başlamasıyla birlikte büyümesi ve bu alandaki regülasyonun gevşekliği, bazı risklerin ortaya çıkmasına neden olmuştu. 131 adet ‘2038 fon’ gibi isimlerle bilinen bu fonlar, tasfiye sürecinin ardından piyasa üzerinde herhangi bir baskı oluşturmayacak. Tasfiye süreci, toplam fon birikiminin sadece yüzde 10-11’ine denk gelen sınırlı bir alana odaklanacak ve piyasanın genel sağlığını koruyacaktır.
Bakan Şimşek, alacakları tedbirlerle yatırımcıların tasarruflarının korunacağını da vurguladı. Tasarruf finansman şirketleri ve bankacılık benzeri portföy yönetim şirketleri aracılığıyla yapılan yatırımların, yatırımcıların birikimlerini güvende tutacak şekilde yapılandırıldığını ifade etti. Bu alandaki faaliyet gösteren Katılımevim, Birevim ve Emlak Katılım gibi kuruluşların, yatırımcıları koruma altına alan süreçler başlattığını ve bu süreçlerin başarıyla uygulanacağını öngördü. Ayrıca, piyasada risk algısının yüksek olması durumunda CDS (Credit Default Swap) fiyatlarının yükselmesi gibi göstergelerin takip edildiğini ve gerekli önlemlerin alınacağını açıkladı.
Son olarak, Şimşek, hükümetin bu tür senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu ve ‘A, B, C’ planlarının olduğunu belirtti. Merkez Bankası’nın likidite sağlayma konusunda gerekli adımları attığını, BDDK’nın bankaların hisselerini alması halinde çekirdek sermayeden düşülmeyeceğine dair bir düzenleme getirdiğini ve bankaların elini rahatlattığını ifade etti. SPK’nın (Sermaye Piyasası Kurulu) sorumlu alanı hızla karantinaya alması ve tasfiye sürecini başlatması, piyasadaki güvenin devam etmesini sağladı. Risk algısının düşük olması, CDS fiyatlarının düşmesi ve borsanın pozitif seyretmesi, alınan tedbirlerin etkili olduğunu gösteriyordu. Bakan Şimşek, piyasa bozucu faaliyetlerde bulunanların yatırımcıların birikimlerini tehlikeye atmış olmalarına karşı kurumların üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini ve yargı sürecinin adil bir şekilde yürütüleceğini vurgulayarak yatırımcılara güven aşıladı.