New York’daki bir antikacı dükkanında, 1966 yılında yalnızca 100 dolara (bugünkü hesaplamalara göre yaklaşık 4 bin 800 lira) satın alınan, adının ne olduğunu uzun süre kimsenin bilmediği bir yağlı boya tablosu, beklenmedik bir dönüşüm geçirerek sanat tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Bu nadir eser, Edinburgh’da düzenlenen prestijli bir müzayedede 221 bin euroya (yaklaşık 12 milyon 385 bin lira) değerle alıcısı buldu, bu da ikinci el piyasasında yapılan bir yatırımın potansiyelini gözler önüne seren çarpıcı bir olaydı.
Tablo, uzun yıllar boyunca üzerindeki imza nedeniyle kimliğinin bilinmediği bir sanatçıya ait olduğu için belirsizlik içeriyordu. Ancak, tablonun sahibi olan emekli bir kadının, oğlu Barry Plotkin'in titiz çalışmasıyla sağ üst köşedeki gizli imza, son teknoloji yapay zeka teknolojisi sayesinde çözüldü. Bu yenilikçi yöntem, uzun zamandır kayıp olan sanatçının kimliğini ortaya çıkardı.
Müzayedede yer alan Lyon & Turnbull uzmanları, yapılan detaylı analizlerin ardından, tablonun 20. yüzyılın başlarında İskoç Renkçileri grubunun önde gelen isimlerinden Francis Campbell Boileau Cadell’e ait olduğunu kesin olarak doğruladı. Cadell, Edinburgh’un canlı ve hareketli New Town bölgesine ait iç mekân tasvirleri ve göz alıcı natürmort çalışmalarıyla tanınan bir isimdi. Bu keşif, sanatseverler için büyük bir heyecan kaynağı oldu ve tablonun değerini katlayarak artırdı.
Eseri 28 yaşındayken White Plains’teki bir mağazadan alan ve günümüzde Florida’da yaşamaya devam eden Helen Plotkin, tablonun renk kullanımı ve ışık-form dengesi konusundaki estetik öngörüsü sayesinde satın aldığını belirtti. Ailesiyle birlikte yıllarca evlerinde sergileyen Barry Plotkin, bu beklenmedik sonuçla şaşkınlığını dile getirerek annesinin uzun yıllar önce yaptığı doğru seçimin doğrulanmış bir kanıtı olduğunu ifade etti. Bu hikaye, sanatın gizemli dünyasında yapılan küçük yatırımların, zamanla büyük bir mirasa dönüşebileceğini gösteren çarpıcı bir örnektir.