İstanbul'daki CHP İl Kongresi'nin yolsuzluk iddialarıyla başlayan karmaşık hukuki süreçte önemli bir dönüm noktası yaşandı. 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin aldığı ihtiyati tedbir kararları, geçici olarak İl Kongresi'ne atanan Gürsel Tekin ve ekibinin görev süresini geçici olarak durdurmuştu. Ancak, mahkeme tarafından verilen bu önlemin ardından ortaya çıkan gelişmeler, beklenmedik bir dönüşüme sahne oldu.
Mahkeme heyeti, 2 Eylül 2025 tarihli ara kararıyla uygulanan tedbirleri kaldırma kararı aldı. Bu kararın ardından, CHP İstanbul İl Başkanlığı'na atanan Gürsel Tekin ve beraberindeki geçici yönetim kurulu, çalışmalarını sonlandırdı. Kararın tüm ilgili kurumlara (İl Seçim Kurulu, Valilik) bildirilmesi süreçleri başlatılırken, CHP İstanbul İl Kongresi'nin iptaliyle ilgili temel yargılaması devam etmektedir. Bu durum, partinin iç dinamiklerinde ve stratejik planlamasında önemli bir etki yaratmaktadır.
Gürsel Tekin, mahkeme kararının etkili olmasının ardından, görevinden ayrılma konusundaki ilk açıklamasını yaptı. Ancak, daha sonra CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından İl Başkanı olarak atandıktan sonra, ‘atanmış’ bir statüde görevine devam edeceğini belirtti. Bu durum, partinin yönetim yapısında ve karar alma süreçlerinde yeni bir dinamik oluşturmaktadır. Tekin’in açıklamaları, partinin içindeki farklı görüşlerin ve stratejilerin bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.
Tekin, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, görevlerin geçici olmasına ve CHP’ye olan sorumluluklarının ise kalıcı olmasına dikkat çekti. “Bizim için görevler birer geçiş niteliğindedir; Cumhuriyet Halk Partisi’ne olan bağlılığımız ve mücadelemiz ise sonsuza dek devam edecektir” ifadeleriyle, partiye olan bağlılığını vurguladı. Bu yaklaşım, partilileri motive etme ve ortak bir amaç etrafında toparlama çabası olarak yorumlanabilir.