Bağlar’ın kalbinde, Tavşantepe mahallesinin sessizliğinde, 21 Ağustos 2024’te ortadan kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın hikayesi, iki yılın ardından acı bir gerçeğe dönüştü. Narin’in cesedi, Eğertutmaz Deresi’nde bulunmuş ve bu trajik olay, o mahalleye ve ailesine sonsuz bir yara açmıştı. Cinayetin üzerinden geçen süre boyunca, adalete ulaşma umudu, Güran ailesi için bir direnişin sembolü haline geldi.
Soruşturmalar, yargılamalar ve Yargıtay’ın kararları, Narin’in ölümüne yol açan sorumluların bir nebze de olsa hesaplanmasını sağlamış olsa da, Güran ailesinin adalete olan talebi devam ediyor. Annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran’ın iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması, Nevzat Bahtiyar’ın ise kasten öldürmeye yardım suçundan 17 yıl hapis cezasıyla sonuçlanması, uzun ve çetin bir mücadeleyi beraberinde getirmişti. Ancak, adaletin tam olarak sağlanamaması, aileye verilen umutsuzluğu gidermeye yetmemişti.
Bu nedenle, Narin’in babası Arif Güran, “Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu” adı altında, kızının ölümüne ilişkin tüm izlerin yeniden değerlendirilmesini hedefleyen bir yürüyüş başlatma kararı aldı. Ankara’ya doğru yola çıkacak olan Güran, 19 Eylül Cumartesi günü Narin’in kabri başında bir açıklama yapacak ve ardından Ankara’da Cumhurbaşkanlığı önünde adalet çağrısı yapacak. Bu yürüyüş, sadece Güran ailesi için değil, adalete olan inancını kaybetmeyen tüm vatandaşlar için bir sembol haline gelecek.
Ailenin Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na yaptığı başvuru, cinayetin “faili meçhul” olarak ele alınması talebiyle sonuçsuz kalmıştı. Başvurunun reddedilmesinin ardından, Güran ailesi adalete ulaşmak için yeni bir strateji belirlemiş ve Narin’in babası Arif Güran, kızının hak ettiği adaleti aramaya kararlı bir şekilde Ankara’ya yürüyüşe çıkıyor.